12 Ocak 2015 Pazartesi

İstanbul Akvaryumu %20 indirimli gezmek ister misiniz?

 
İstanbul Akvaryum'a açıldığı günden beri gitmek istiyordum ama evimize biraz uzak olduğundan hep erteliyordum. Aslında gidince o kadar da uzak olmadığını anladım, Erenköy'den kendi aracımızla Florya'daki akvaryuma bir pazar sabahı yarım saatte ulaştık. İstanbul Akvaryum 22 bin metrekare Alanıyla dünyanın en büyük tematik akvaryumu. 1.2 km.lik bir gezi parkuru var fakat herşey o kadar güzel ki gezerken yürüdüğünüzü anlamıyorsunuz bile.

 
Akvaryumu 5 yaşındaki Poyraz ve 7,5 aylık Esin'le gezdik ve inanmazsanız Esin herşeyi dikkatle inceledi. Bebek ne anlar deyip geçmemek lazımmış, bütün balıkları izledi inceledi, ben açıkcası Poyraz için gitmiştim, Esin'in bu kadar keyif alacağını, ilgsini çekeceğini tahmin etmemiştim ama bayıldı benim kızım balıklara.
 
 
Akvaryum coğrafi bölümlere ayrılmış, ilk girişte sizi Karadeniz karşılıyor, daha sonra Ege, Antartika gibi 16 değişik bölüm var. Her bölümün duvarlarında orayla ilgili bilgiler, yaşayan balıklarla ilgili bilgiler verilmiş. Akvaryumda irili ufaklı toplam 64 tankta yüzlerce balık ve deniz canlısını görüyorsunuz. Girişteki ilk bölümlerden biride Boğaziçi, arkaya boğaz tasviri de yapılmış ve oldukça hoş bir görüntü elde edilmiş.
 
Her bölümde duvardaki görsel grafiklerle o coğrafi bölge hakkında her türlü bilgi anlatılmış. Marmara bölgesinde Yenikapı Batıklarını anlatan panoyu çok sevdim, burada çocuklarınıza denizaltı dünyasını anlatabilirsiniz, Poyraz çok hoşlandı dinlemekten.

 
Ege alanından çıkınca Seyir Terası var fakat hava çok soğuk olduğundan biz çıkmadık, Seyir terasını geçince hemen karşıda çok güzel bir oyun var. Ekranda yer alan canlıların isimlerini zamanla yarışarak bulmaya çalışıyorsunuz.
 
 
Buradan alt kata inip geziye devam edebilir yada yorulduysanız bu alandaki Sütişte oturup çay kahve içebilir, birşeyler yiyebilirsiniz.  Poyraz'ın gezi boyunca en çok sevdiği alanlardan biride Antartika oldu. Burada 2 metre yüksekliğinde gerçek bir buz kütlesi var, çekinmeyin dokunun buzz gibi :)
 
 
 
Gezi boyunca gezeceğiniz alanlar; Karadeniz, Boğaziçi, Marmara, Ege, Çanakkale Boğazı, Süveyş Kanalı, Antartika, Kızıldeniz, Akdeniz, Cebelitarık, Doğu Atlantik, Orta Atlantik, Batı Atlantik, Panama Kanalı, Pasifik Okyanusu, Nautilius Denizaltısı ve bizim bayıldığımız Yağmur Ormanları.
 
 
Yağmur Ormanları bin metrekare Alana yayılı dev bitkiler , türlü türlü canlıların olduğu bir alan. Burada bizim de en çok ilgimizi çeken çok değişik bir hayvan olan Kapibara oldu, ben hayatımda ilk defa gördüm bu hayvanı. Dünyanın en büyük kemirgen ailesine mensupmuş , hem suda hem karada yaşayabilen bir hayvan, Türkiye'ye ilk defa gelmiş. Ayrıca bu alandaki bitkilerin hepsi gerçek ve Costa Rica'dan getirmişler bitkileri.
 
 
Tüm akvaryumu gezmek ve incelemek için minimum 2-3 saat ayırmalısınız, hafta sonu gidecekseniz erken saatlerde gitmekte fayda var öğleden sonra biraz kalabalık oluyor. Belki de havaalanına yakınlığından akvaryumda çok sayıda yabancı turist vardı, gişe görevlilerinin hepsi ingilizce biliyordu, hoşuma gitti doğrusu. Ülkemize gelen yabancıların gezdiği bu güzel akvaryumu İstanbul'da yaşayıp da gezmemek olmaz, siz de ailecek bir gününüzü ayırın ve akvaryumu mutlaka gezin.
 
 
Ziyaret Saat ve Günleri: Hafta İçi 10:00-19:00, Hafta Sonu 10:00-20:00 saatleri arasında giriş yapılabiliyor.
Ücretler: Yetişkin 35 TL, 0-2 yaş ücretsiz, büyük çocuklar 25 TL. 3 kişilik aile 82 TL ve 4 kişilik aile 100 TL.

Eğer 23.Ocak'a kadar giderseniz aşağıdaki kuponu kullanarak %20 indirim alabilirsiniz.

 
·         Bu kupon ile her bir kişi bir indirimli giriş elde edecektir. Çocuklar için de kupon basılması ve gişeye teslim edilmesi gerekmektedir.
·         Birden fazla çıktı alarak istenilen sayıda yetişkin ve çocukla indirimli giriş yapılabilir
·         İNDİRİMLİ GİRİŞ TALEP EDİLMESİ İÇİN GİŞEYE MUTLAKA BU GÖRSELİN ÇIKTISI TESLİM EDİLMELİDİR.

5 Ocak 2015 Pazartesi

KUKLACI - Süreyya Operasında


İstanbul Devlet Opera ve Balesinin çocuk müzikalini 14.aralıkta izledik, çok beğendik. Geçen senelerde aynı sahnede çocuk balesi Fındıkkıranı izlemiştik. Süreyya Operası zaten kendisi bir sanat eseri, gir içine tavanı duvarları seyret. Çocuğu o binadan içeri sokmak bile yeterli bence, büyülü bir dünya. Poyraz merdivenlerden sahneden, tavandan çok etkilendi, anne burası çok değişik :) diye ifade etti kendini.
 
Kuklacı başarılı bir çocuk temsili, oyunda hem opera sanatçıları rol alıyor hemde konservatuar öğrencisi çocuklar. Özellikle çocuklara bayıldım, öyle tatlılardı ki, tam önümüzde çocuklardan birinin babası oturuyordu, büyük bir hayranlıkla izliyordu :)
 

Oyun 2 perde, Poyraz artık 5 yaşına geldiği için sonuna kadar sıkılmadan izleyebiliyor, daha küçük yaşlar için ara veren oyunlar pek iyi olmuyor ara verilince dikkatleri dağılıyor. Oyun aslında Pinokyo'nun hikayesi. Konusu şöyle:

Kukla olan Pinokyo akıllı ve sessiz bir çocuk olmak istemesine rağmen , yaramazlık ve tembellik alışkanlıklarını bırakmaz. Bu huyları onun başına olmadık işler açar.Tahtadan bir kukla olarak yaratılan Pinokyo'nun tek isteği, kuklacı Gepetto dedesinin dilediği gibi, gerçek bir çocuk olmaktır. Ama bunu elde edebilmesi için kötü huylarından vazgeçmesi gerekecektir. Bunun için Gepetto'nun sevgi dolu yuvasından ayrılıp dünyayı keşfetmek üzere eğitici bir yolculuğa çıkar.Bu yolculuk sonunda Pinokyo mavi peri tarafından gerçek bir çocuğa dönüştürülür.
 3-10 yaş arasına hitap eder.
 
 
Süreyya Operasında oynayan çocuk oyunları için bilet bulmak oldukça zor, biletler 1 ay önceden satışa çıkıyor ve çıktığı anda bitiyor. Biletleri gişeden alabileceğiniz gibi üye olarak online sitelerinden de alabilirsiniz.
https://secure.dobgm.gov.tr/opera2013/devopera.aspx
Oyun bu sezon, 18-25 Ocak.2015 ve 1,8,15.Mart.2015 tarihlerinde oynayacak, bilet almak isterseniz bu tarihlerden 1 ay once gişeden yada websitelerinden almalısınız yoksa bilet bulmanız imkansız.
Poyraz ve ben oyunu çok beğendik, sizde bu büyülü atmosferde bir oyun izlemek isterseniz tavsiye ederim.