7 Mayıs 2014 Çarşamba

Kidzania İstanbul Açıldı...

Türkiye’de son dönemde popüler olan Eğlence ve Eğitim merkezlerine bir yenisi daha eklendi ve bir Meksika markası olan Kidzania , Akasya AVM’nin içinde açıldı. 23 Nisan tatilini fırsat bilip Poyraz’ı Kidzania’ya götürdüm. Öncelikle Kidzania’nın çok büyük olduğunu ve 1 günde asla gezilemeyeceğini belirtmek isterim. AVM’nin 4.katı tamamen Kidzania’ya ayrılmış durumda ve burası yaklaşık 10 bin m2. Giriş bir havaalanı şeklinde kurulmuş, havaalanından bilet satın alıp giriş yapıyoruz. Kolumuza çocuk ve ebeveyn bilgilerinin girildiği bileklikler takılıyor.
 
Giriş 4-14 yaş çocuklar için 50 TL, anne-babalar için 30 TL. 8 yaşın altındaki çocukların yanında ebeveyni olmadan giriş yapması yasak. 8 yaşın üstündeki çocuğunuz içeri yalnız girebilir fakat gene de ebeveyne bileklik takılıyor ve bir şey olması durumunda bilekliğinize çağrı geliyor ve sizin gidip çocuğunuzu almanız gerekiyor. Giriş biletiyle birlikte çocuklara bir çek veriyorlar bunda 50 Kidzos yani içeride geçen Kidzania parası var ve girince önce bankaya gidip çeki bozdurmanızı söylüyorlar, çünkü bazı aktivitelerde kidzos parası vermeniz gerekiyor, bizde öyle yaptık, ilk olarak bankayı bulduk ve Poyraz çekini bozdurdu.

Dediğim gibi içerisi oldukça geniş ve insan önce bir ne yapacağını şaşırıyor. Okul gezisiyle gelen çok sayıda çocuk vardı fakat bu çocuklar için sistemin nasıl işlediğini anlamak biraz zor bence 8 yaşın altındaki çocukları anne babasız almamalarını daha iyi anladım. Gerçekten küçük çocuklar burada kendi yolunu bulamaz. Tüm aktivitelerin girişinde bu aktiviteyi yapmak için para vermek gerekli mi, yoksa yapınca para mı kazanılıyor (kidzos para), kaç yaş grubu yapabilir, kaç dakika sürüyor gibi bilgiler var.
Tüm aktivitelerde mutlaka en az 10-20 dakika arası sıra beklememiz gerekti. Burada Kidzania’yı eleştirme gereği hissediyorum zira çocukla birlikte anne-babanın da ayakta beklemesi gerekiyor ki benim gibi 8 aylık hamile bir anne için çok yorucu oldu bekleme kısımları, en azından etrafa daha fazla bank, sandalye konabilir, 4-5 yaş grubu çocuklar için de beklemek oldukça yorucu. Giriş biletiyle birlikte birde harita veriliyor, içerideki sokaklarda ne nerede anlamak için haritayı inceleyip Poyraz’la neler yapmak istediğine karar verdik ve sırayla aktivitelere katıldı. İlk olarak çok istediği itfaiye sırasına girdik.
 
Her üniteye ortalama 8 çocuk alınıyor ve aktivite 15-20 dakika arasında sürüyor dolayısıyla bir yerde aktivite yeni başlamışsa en az 20 dakika beklemeniz gerekiyor içeri girebilmek için. Çocuklar giyindikten sonra 10 dakika içeride teorik eğitim alıyorlar. Burada videodan itfaiye nasıl çalışır, yangın nasıl söndürülür bilgiler alıyorlar. Teorik eğitim bittikten sonra hepsi itfaiye aracına biniyor, Poyraz bu kısmı çok çok sevdi, mini itfaiye aracıyla Kidzania sokaklarında dolaşıyorlar, biz anne-babalar da peşlerinde J
 
Bir binada yangın oluşturmuşlar ve çocuklar gerçek suyla yangını söndürmeye çalışıyor. Poyraz bu kısmı da çok sevdi ve çok eğlendi. Yangını söndürdüklerinde gerçekten bir iş başarmış gibi sevindi çocukların hepsi J Daha sonra tekrar mini itfaiye araçlarına binip, itfaiye istasyonuna döndüler ve kıyafetlerini çıkarıp kazandıkları kidzos paralarını aldılar.

 
Poyraz’ın katıldığı ilk aktivite çok hoşuna gitti ve hepsini denemek istedi ama bu noktada belirtmek istiyorum aktivitelerin çoğu 6 yaş üzeri içindi ve çocukta belli bir hayal kırıklığı yarattı. İçeri girerken çok uzun kurallar listesi yazılmıştı buraya bir cümleyle içeride 90 aktivite var ama ancak şu kadarını 4 yaş üzeri çocuklar yapabilir diye bir not eklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca 4 yaş ve 10 yaştan alınan ücret de farklı olabilir neticede 4 yaş çocuğu pilot olamıyor, akülü arabaları kullanamıyor ki bunlar çoğu erkek çocuğunun içeri girerken yapmayı hayal ettiği şeyler.
 
İtfaiyeden sonra Poyraz dişçi olmak istedi, dişçi sırasına girdik. Burada da bir manken üzerinde çocuklar gerçek aletlerle diş temizliği yapıyorlar, mankenin dişlerine siyah noktalar konmuş çocuklar temizliyor. Manken üzerinde çalışmaya başlamadan önce pek çok teorik bilgi ve eğitim alıyorlar.
 
 
Dişçiden sonra bu sefer polis olmak istedi Poyraz , polis olmak için de 6+ yaş sınırı vardı fakat bu yaş sınırına biraz kızdığım için Poyraz’ı aldı görevliler. Boy sınırı olan yerleri yada tehlike içeren yerleri anlayabiliyorum ama polis olma aktivitesini 4- 5 yaşında bir çocuk da yapabilir bu yüzden yaş sınırına biraz kızdım açıkçası. Poyraz kendinden büyük çocuklarla karakola girdi ve hiç sorun yaşamadan aktiviteyi tamamladı. Önce gene teorik bilgiler aldılar sonrasında kidzania sokaklarında polis olarak dolaştılar.
 
 
Poyraz’ın hayallerinden biri de pilot olmaktı ama onda da yaş sınırı vardı olamadı, akülü araçlara binmek istedi onlara da binemedi. Pek çok farklı faaliyet daha vardı ama bazıları ilgisini çekmedi bizde pizza yapmaya karar verdik. Pizza atölyesinde çocuk kidzos para kazanmıyor, malzeme kullanılan bir yer olduğu için girişte çocuk para veriyor. Ellerini yıkayıp, önlüğünü takıp işe koyuluyor ve kendi pizzasını yaratıyor. Daha sonra pizzalar pişiyor ve çıkarken çocuklara veriliyor.
 
Üst katta daha küçük yaş çocuklar için oyun alanı kurulmuş Urbano’nun evi, bir ara oraya çıkalım dedik ama burada da yaş sorunu var zira buraya 0-4 yaş çocuklar alınıyormuş, bizimki bilekliğinde 5 yaş göründüğü için almak istemediler, bu sefer ben gene kızdım J zaten aşağıda 6 yaştan dolayı almıyorlar buraya da almıyorlar şeklinde biraz tartıştık ama sonuçta tatlıya bağlandı ve orada biraz dinlendim. Burası daha küçük yaşlar için düzenlenmiş bir oyun alanı.
Alt katta yemek yeme yerleri  var Burger King, Starbucks, köfteci ,pizzacı, terra kitchen vs. seçenekler var fakat buralarda kidzos geçmiyor, TL ile ödeme yapmanız gerekli. Çocuğun kazandığı Kidsoz paraları harcayabileceği 2 yer var biri giysi vs. satan Department Store diğeri oyuncak, toka vs. satan Joy Basket fakat her ikisinde de fiyatlar oldukça yüksek geldi bana. Joy Baskette en basit şey 70 Kidzos’tan başlıyordu, çocuğun istediği şeyleri alabilmesi için birkaç kez buraya gelip para kazanması ve biriktirmesi gerekli, Poyraz’ın paraları da elimizde kaldı mesela hiçbir şey alamadı ama zaten henüz para kavramını çok bilmediğinden dert etmedi bunu.
İçeride 90a yakın aktivite var; Kidzania Üniversitesi, Olay Yeri İnceleme, Gizli Ajan Eğitim Merkezi, Kidzania Gazetesi gibi aktivitelerde çocuğun okuma yazma bilmesi gerektiğinden yaş sınırı var. Bunlar dışında market, tiyatro, sürüş pisti, stadyum ve spor alanı, disko, kapalı çarşı, koku atölyesi, cips fabrikası, dondurma fabrikası, şeker fabrikası, doğum günü alanı, fotoğraf stüdyosu, güvenlik şirketi, hastane, acil servis, İnşaat alanı, sanat atölyeleri, otomobil tasarım, oyunculuk akademisi, parfümeri,  saat kulesi, süt fabrikası, arkeoloji müzesi, banka, bisküvi fabrikası, moda evi.. Kısaca yok yok, çocuklar bu meslekleri önce teorik olarak öğrenip sonra pratik yapıyorlar.
 
 
 
Yeni nesil anne babalar tarafından çocukların bu kadar erken yaşta kapitalizmle tanışmalarına vesile olduğu için arka arkaya açılan bu merkezler sosyal medyada çok eleştirilse de ben şahsen çocuklara her konuda şans verilmesi taraftarı biri olarak burayı beğendim. Beğenmediğim yönleri de oldu tabii ki ama genel olarak güzel bir yatırım olmuş. Ben oğluma şans verip götürdüm  bana göre önemli olan çocuğun eğlenmesi ve Poyraz çok eğlendi. Eğer Poyraz sevmeseydi bir daha götürmezdim ama çok sevdiği için sanırım birkaç kez daha gideriz.
 
 
Kidzania Çalışma gün ve saatleri
Salı,Çar,Per.
10:00-17:00
Cuma,Cmts.

10:00-15:00 ve 16:00-21:00
Pazar

10:00-15:00 ve 16:00-20:00
Pazartesi

kapalıyız
Adres:
Akasya Acıbadem, Ankara Devlet Yolu Haydarpaşa Yönü 4.km Çeçen Sk. Acıbadem / Üsküdar 34660 İstanbul Turkey
Telefon:
0850 200 54 39
Detaylı bilgi için : http://istanbul.kidzania.com/tr-tr/

6 Mayıs 2014 Salı

Eskişehir'de Nerede Kalalım? Neler Alalım?

 
Eskişehir’e gitmeden önce www.booking.com dan otelleri inceleyip gayet güzel görünen Madame Tadia’da karar kıldık ve rezervasyonumuzu yaptırdık. Kararımızdan pişman olmadık zira otel yeni yapılmıştı ve gayet güzeldi.
 
Odaya vardığımızda o kadar yorulmuştum ki kendimi hemen yatağa attım bu yüzden odanın resmini çekmeyi unutmuşum fakat oda oldukça geniş ve çok rahattı. Poyraz’ın bizim gezilerimizde en çok sevdiği şey otelde kalmak. Onur’da yan odada olduğundan durmadan birbirlerinin odasını arayıp, gidip gelerek eğleniyorlar J Odada konfor anlamında hiçbir eksik yoktu, mini bar ve sıcak içecekler ücretsizdi.
Sabah kahvaltısı açık büfe ve doyurucuydu. Otelin en güzel yanı merkeze yakın oluşuydu, akşam yürüyerek merkeze 7-8 dakikada inebildik. Eskişehir’in tam merkezinde değil ama konumu gayet ideal. Otel zaten yeni yapıldığı için her şey yepyeni ve güzeldi. 2 kişi kahvaltı dahil konaklama fiyatına www.booking.com üzerinden 150 TL. ödedik.  
ESKİŞEHİR’DEN NELER ALINIR?
 
Geziye çıkmadan önce yaptığım okumalarda herkes buranın Met Helvasından söz etmişti. Bizde gitmişken aldık tabii. Odunpazarında meşhur Eriş Met Helvacısından aldık, burası hemen Odunpazarının girişinde meydandaki çay bahçesinin karşısında. Met Helvası pişmaniyenin sıkıştırılmış hali, yemesi daha kolay. Kilosu 15 TL.
Gene başka bir meşhur lezzet haşhaşlı cevizli ekmek, bunu da son gün alıp eve götürebilirsiniz. Met helvacısının yanındaki fırından aldık ve hatta hemen karşısındaki çay bahçesinde tadına baktık, gayet lezzetliydi. Bu fırından aldığımız tahinli çörekler de çok güzeldi.
Eskişehir’in lületaşı meşhur, lületaşından çok güzel takılar yapılıyor. Lületaşından tespih ve pipoda alabilirsiniz. Beyaz bir taş ve tüm takılar çok şık , sizde kolye, küpe, yüzük alıp sevdiklerinize hediye edebilirsiniz. Bunların en güzel örnekleri Odunpazarında Atlıhan El Sanatları Çarşısında.
 
Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykel Müzesinin mağazasında satılan her şeyin geliri kız çocuklarının ve engellilerin eğitimine harcanıyormuş bu nedenle buradan da alışveriş yapabilirsiniz. Ben güzel kupalar aldım eve.
 
Bölgede ebru çok yaygın bir sanat. Ebrudan yapılmış çok güzel kitap ayraçları ve takılar var. Bende kitap ayracı ve takı seti aldım kendime.

Gene Atlıhan’dan çok güzel buzdolabı magnetleri, cam hediyelik eşyalar, seramik mutfak eşyaları alabilirsiniz.
 
Ayrıca Cam Sanatları Müzesinden çıkınca hemen arkada sokakta yer alan Camzade , cam hediyelik arayanlar için tam bir cennet birbirinden güzel ürünleri var.
 

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Eskişehir Yeme İçme Rehberi

Eskişehir gezimizi planlarken orada yaşayan arkadaşlardan birçok tavsiye almıştım, çocuklu hayatta 10 şey planlayıp bazen birini bile yapamayabiliyorsun bu yüzden tavsiyelerin tamamını yerine getiremedik belki ama gittiğimiz yerlerin çoğundan da memnun kaldık, nerelerde yedik bende gideceklere tavsiyelerimi yazayım.
 
 
Eskişehir’in yemek anlamında iki şeyi meşhur biri tabii ki Çiğbörek diğeri Balaban Köfte. İkisini de yedik ve evet gerçekten başarılıydı. İlk öğle yemeğimizi merkezde Abdüsselam Kebap Salonun’da yedik. Burası tipik bir esnaf lokantası, babadan oğula geçmiş , herhangi bir şık yanı yok ama köftesi gerçekten çok lezzetli. Fiyatları da çok uygun. Biz tereyağlı köfte yedik ama alışık olmadığım için bana çok yağlı geldi bir daha gitsem yoğurtlu köfteyi denerdim. Geçen yıllarda Vedat Milor’da burada çekim yapmış, bizim çocuklar da köftelerini severek yediler. Burayı bulması biraz zor, merkezde bir pasajın içinde kalıyor, biraz arayıp sormak gerekebilir. Gittiğimizde kapısında kuyruk vardı ama beklemeye değer, köfteyi yediğinizde iyi ki buraya gelmişim diyeceğinizden eminim.
 
Eskişehire gidip çiğbörek yemeyen kimse yoktur herhalde. Biz ilk gün öğlen yemeğini çok geç yediğimizden akşam yemeği de sarktı ve köftelerden o kadar doymuştuk ki ilk akşam çiğbörek yiyelim dedik. Buranın en meşhur çiğbörekcisi Papağan. Gün içinde önünden geçtik ve ciddi kuyruk vardı. Eskişehirli arkadaşlarımız Papağan’da sıra beklemenin anlamı yok merkezde Bulvar Çiğbörek de gayet başarılı demişlerdi. Fakat biz cumartesi akşamı 9’a doğru merkeze indiğimizde Bulvar çoktan kapatmıştı hatta böyle bir şehir için ne kadar erken kapatmış diye düşündük. Papağan’da sıra beklemek istemeyenler için Bulvar Çiğ Börek gondol ve motorlara binilen iskelenin hemen arkasında.
 
O saatte Papağan açıktı ve hiç sıra yoktu bizde rahat rahat çiğbörek yedik. Fakat çiğbörekin porsiyonu ne kadar büyükmüş, bir porsiyonda 5 parça geliyor, çok şaşırdım bir kişi için fazla gibi geldi bana bizde 2şer kişi birer porsiyonu paylaştık. Çiğbörek güzel olmasına güzeldi ama bana aşırı yağlı geldi belki özelliği budur ama yerken sürekli yağlar damladı ve benim çok hoşuma gitmedi. Ayrıca çiğbörekin aslı sadece kıymayla yapılırmış, peynirli vs. olmazmış onu da öğrenmiş olduk.
 
Eskişehir çarşının içinde şirin ve küçük bir dükkan olan Karakedi Bozacısı da çok meşhur. Bir bardak boza sadece 1,50 TL. kapısının önünde elinde bardakla ve kaşıkla boza içen değil ama yiyen bir çok insan vardı, ben boza sevmem ama gördüğüm kadarıyla baya yoğun bir kıvamı vardı bozasının. Sevenler buraya mutlaka uğramalı.

 
İlk akşam yemeğinden sonra gene methini çok duyduğum Haller Gençlik Merkezine gittik. Ben burayı gözümde gençlerin oturup bira içtikleri, canlı müzik olan bir yer gibi hayal etmiştim ama pek öyle değildi. Cengiz Topel ve Üniversite caddesi arasında kalıyor, merkezden rahatlıkla yürüyebilirsiniz. Burası eskiden meyve sebze hali olarak kullanılıyormuş, belediye burayı restore edip gençlik merkezine dönüştürmüş.
 
İçinde restoranlar, cafeler ve hediyelik eşya dükkanları var. Biz buraya 2 akşam da uğrayıp tatlı yedik fakat her seferinde boş gibi geldi bana bu kadar gencin olduğu bir şehirde gençler buraya neden rağbet etmiyor anlayamadım. Mazlumlar Su Muhallebicisi çok meşhur ve biz 2 akşam üst üste burada tatlı yedik. İlk akşam gülsuyu şerbeti ve pudra şekeriyle servis edilen meşhur su muhallebisinden yedik ve gerçekten çok güzeldi. Ertesi akşam bir balkan tatlısı olan Trileçe’yi denedik. Bu revaniden çok daha hafif oldukça lezzetli bir tatlı.
 
Pazar günü öğle yemeği için merkezden biraz uzak olan ama yeşillikler içinde Regülatör Restoranı tercih ettik. Burası Devlet Su İşlerinin bulunduğu yerde. Aslında burası halkın piknik yapmak için tercih ettiği bir bölge, aracınızı park edip restorana doğru yürürken her tarafta mangal yapan insanlar görebiliyorsunuz.
 
Restoran piknik yapılan alanın hemen ilerisinde ama kendi içinde gayet şık, nezih bir yer. Bahçesi oldukça keyifli, içi de güzeldi ama o gün hava sıcak olduğundan herkes bahçede oturmayı tercih etmişti. Klasik et yemekleri, mezeler, salatalar sunuyor, mezeleri oldukça lezzetliydi. En güzel yanı minik bir parkı vardı ve bizim oğlanlar devamlı parkta oynadılar bizde rahat rahat yemek yiyebildik. Merkezden arabayla yaklaşık 15 dakikada ulaşılıyor, doğa içinde yemek yemek isteyenler için ideal bir restoran.
 
Restoranlar dışında Porsuk çayının kenarındaki cafeler de çok keyifli, ilk gün gondola bindikten sonra çayın kenarında sıralı cafelerden birinde oturup çay kahve içtik, gençler çayın kenarında çimenlere yayılmış bir yandan sohbet edip bir yandan bir şeyler yeyip içiyordu ve çok keyifli bir ortam vardı. 2 gün gibi kısıtlı bir sürede ancak bunları yiyebildik :) Bir daha Eskişehire gelirsek çok methedilen Sempre'de granitte et, Anadolu Üniversitesinin içindeki Taşev ve Kırım Çiğ börek evini deneyebiliriz.