17 Nisan 2014 Perşembe

Odunpazarı Gezisi - 2.bölüm , Eskişehir

 
Bir önceki yazımda Odunpazarını gezmeye başlamıştık, Kurşunlu Külliyesini gezip bitirdikten sonra Atlıhan El Sanatları Çarşısına gidiyoruz.Burası zamanında şehre gelen esnaf ,pazarcı ve köylülerin konaklaması için kullanılırmış avluya atlarını bağlarlarmış. 2006da belediye burayı restore edip çarşı olarak hizmete açmış.
2 katlı, avlulu hoş bir eser. Avlulu yapıları oldum olası sevmişimdir zaten burası da insana huzur veriyor. AVM.ler gibi devasa değil , minik ve insana huzur veren bir yer. Her iki katında da birbirinden güzel hediyelik eşya dükkanları var. Tek sorun dükkanlar o kadar minik ve içleri o kadar dolu ki biz çoğuna 2 çocukla girmeye çekindik, her taraf kırılacak eşya dolu ve bizimkiler haydut olunca camdan bakmakla yetindik, nispeten daha büyük olan dükkanları gezip kendime ebrudan yapılma harika bir kolye, küpe, yüzük seti aldım, istanbul'a döndüğümüzden beri neredeyse her gün takıyorum ve her gören bayılıyor. Cam eserler de çok güzel, gelmişken bir sürü hediyelik alabilirsiniz, biz biraz diken üstünde gezdiğimizden çok fazla alışveriş yapmadan çarşıyı arka kapıdan terk ediyoruz.
 
Çarşının hemen arkasında masmaviye boyanmış masallardaki evlere benzeyen bir konak var. Yağcızade Konağı. Konağın avlusundaki banklarda dinleniyoruz ve yolumuza devam ediyoruz.
 
Çocukları hala çay bahçesinde oturan babalarının yanına bırakıp yürüyerek önce Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykel Müzesine gidiyoruz, yürüme mesafesi 5-6 dakika, oldukça yakın. Müzeyle ilgili yazıma buradan ulaşabilirsiniz. Balmumu müzesinin hemen yanında Çağdaş Cam Sanatları Müzesi ve Kent Müzesi var.
 
Cam sanatları müzesine giriş sadece 2 TL. Gittiğimiz tüm müzeler neredeyse 2 TL.ydi bu yönden de Eskişehir’e hayran kaldım. İstanbulda olsa çok daha yüksek olur bu fiyatlar ama burada sanırım insanların rahatlıkla gezmesi düşünülerek fiyatlar düşük tutulmuş tam bir sosyal devlet anlayışı.  Burası aynı zamanda Türkiye’nin ilk cam sanatları müzesiymiş, yerli ve yabancı sanatçıların eserleri sergileniyor. Eserlerin hepsi de çok güzeldi, insan bir kez daha ne yetenekler var diye düşünmeden edemiyor.
 
Burası da gene avlulu bir konak restore edilerek müzeye çevrilmiş, üst katı kent müzesi yapılmış, Eskişehir’in tarihi anlatılıyor. Avlusunu geçince iç salonda sürekli değişen sergiler oluyormuş biz gittiğimizde Yıldız Moran fotoğraf sergisi vardır, siyah beyaz harika fotoğraflar gördük. İçeride ayrıca kütüphane de vardı.
 
Cam sanatları müzesini de gezdikten sonra ara sokakları gezerek meydana geri döndük. Ara sokaklarda Camzade isimli çok güzel bir dükkan var, harika cam eserler satılıyor. Bunun gibi irili ufaklı bir çok dükkan var aslında, Odunpazarı son yıllarda yerli turist çekmeye başladıktan sonra halk bu tür yerler açmaya başlamış. Çok sayıda lületaşı atölyesi de var içeri girip hem yapılışı seyredip hem ürün satın alabiliyorsunuz.
 
Bu kadar saat çay bahçesinde oturmaktan halen sıkılmamış olan J eşlerimizi alıp Odunpazarı gezimizi sonlandırıyoruz. Dediğim gibi burası sadece evlerini görüp resim çekip döneceğiniz bir yer değil o yüzden en az 4-5 saat ayırmak gerekiyor. Gelmişken müzeleri ve çarşısını da mutlaka gezin. Şelalepark bu bölgeye çok yakın bizim bir sonraki durağımız orası ama yürüyerek gitmek anlamlı değil çünkü çok tepede kalıyor bu yüzden sizde mümkünse araçla çıkın , Eskişehir’i tepeden gören güzel manzaralı bir park.
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder