30 Nisan 2014 Çarşamba

Hafta Sonu Eskişehir Gezi Rehberi

 
Eskişehir yazılarımdan bıktınız mı J biz gitmeden önce bir sürü yazı okudum bende o yüzden bu yazıların çok faydalı olduğunu biliyorum, arkadaşlarım da tamam gittiğiniz yerlerin hepsi güzel ama 2 günde nasıl bir rota çizdiniz , neresi nereye yakın, önce nereden başlayalım diye soruyorlar. Çocukla seyahat edince bir çok planı uygulamak zor oluyor bende gitmeden 2 günlük plan yapmıştım ama çocukların o anki keyfine göre sapmalar oldu tabii, biz 2 günde nasıl ve nereleri gezdik. 
  1. Sabah 7 gibi İstanbul’dan yola çıktık ilk durağımız Sazova Parkıydı. 10.30da Sazova’ya ulaştık. Buradaki masal şatosu 2 sene önce inşa edilmiş ama içi daha yeni açıldığı için hafta sonları çok kalabalık olduğunu söyledi arkadaşlar bu yüzden ilk burayı seçtim gerçekten gittiğimizde henüz çok az kişi vardı ve rahat rahat gezebildik. Yalnız henüz kafeler bile açılmamıştı bu yüzden kahvaltı etme şansımız olmadı zaten yolda bir şeyler atıştırmıştık, Masal Şatosunun 2.katında bir kafe var orada da çay içtik ama yiyecek alternatifi çok az genelde cupcake tarzı tatlılar var. Sazova vakit olsa 1 gün ayrılacak kadar büyük bir alan, biz saat 14e kadar oradaydık ve Sabancı Uzay Evi, Bilim ve Deney Merkezine vaktimiz yetmedi çünkü hepimiz acıktık , bir daha gelsem burada çocukla çok güzel bir gün geçirebilirim. Sazova yazım: http://www.cocuklugeziler.com/2014/04/sazova-park-eskisehir.html
  2. Cumartesi günü için öğle yemeği tercihimiz merkezde bir esnaf lokantası olan Abdüsselam’da Balaban Köfte oldu, çocuklar dahil hepimiz çok beğendik köfteyi.
  3. Yemekten sonra merkezde biraz yürüyüp kesinlikle yapmadan dönmeyin dedikleri iskeleyi bulup gondola bindik. Sadece tek gondol çalışıyor o yüzden biraz sıra beklemek gerekebiliyor. Gondol sizi toplam 10 dakika Porsuk Çayında gezdiriyor, maksimum 4 kişi alıyor ve fiyatı 15 TL. Biz gondoldayken maalesef bir bayan köprülerden birinden atlayıp intihar etti biraz kötü bir anımız olmuş oldu ama hemen kenardaki halatlara tutundu ve kurtarıldı. Gondolların hemen yanında motorlar da var bunlar da porsuk çayında dolaşıyor , toplam 15-20 kişi alıyor ve sanırım ücreti 3 TL.civarıydı.

4-Porsuk çayının kenarı çok güzel, gençler çimlere yayılmış sohbet ediyor, yiyor içiyor, çayın kenarında iki yanda da çok güzel kafe ve restoranlar var. Bizde bir kafede oturup çay içtik ve bu hareketli şehri seyrettik.
 
5- Zaten parkta yorulmuş olan çocuklar otele gidelim diye tutturmaya başlayınca otelimizi bulmaya karar verdik, otel merkeze çok yakın arabayla maksimum 10 dakikada otele ulaşıp biraz dinlendik. Akşam yemeği için hazırlanıp dışarı çıktık. Öğlen geç saatte yediğimiz köfteler hepimizi çok uzun süre tok tuttuğundan akşam yemeği olarak Papağan’da çiğ börek yedik, bana göre çok yağlıydı ama tadı güzeldi.
 
6-Çocukların ikisi de yemek esnasında babalarının kucağında uyuyunca onları taksiyle otele bırakıp biz kız kıza Eskişehir sokaklarına attık kendimizi J Önce Haller Gençlik merkezine gittik, meşhur su muhallebisinden yedik.
 
7-Sonra barlar sokağını bulup biraz dolaştık. 7,5 aylık hamile olunca insanın bara da gidesi gelmiyor :p ama sokak gayet canlı ve cıvıl cıvıldı, çocuksuz gelen çiftler mutlaka burada bir akşam geçirmeli. Biz sadece sokağı gezmekle yetinip otele geri döndük.
 
ESKİŞEHİR’DE 2.GÜN
1- Hem oğlanlar erken kalktığından hem de plandaki yerlerin çoğuna cumartesi gidemediğimizden Pazar günü güne erken başladık. 8 gibi kahvaltımızı edip otelden çıktık. İlk olarak Odun pazarı bölgesine gittik. Henüz sokaklar boşken rahat rahat gezdik. Evlerin fotolarını çektik.
 
2- Odun pazarı Bölgesi sadece evlerden oluşmuyor gezecek çok fazla nokta var burada o yüzden buraya en az yarım gün ayırmak gerekli. Evlerin fotosunu çektikten sonra Kurşunlu Camii ve Külliyesine girdik. Camiinin arka tarafında Lületaşı Müzesini, El Sanatları Çarşısını, Cam Sanatları Merkezini gezdik.
 
3- Kurşunlu’dan çıkınca biraz alışveriş yapıp meşhur met helvası, haşhaşlı ekmek aldık ve Atlıhan El Sanatları Çarşısına girdik, buradan da hediyelik ürünler aldık, buradaki takılara bayıldım ben hepsi çok güzeldi.
 
4- Atlıhan ve Odunpazarı meydanını biraz gezdikten sonra çocukları meydandaki çay bahçesinde babalarıyla bırakıp yürüyerek Balmumu Heykel Müzesine gittik. Meydana çok yakın 5-6 dk.da yürüyebilirsiniz. Bu müzeyi ben çok beğendim. Müzeyle ilgili yazım :

5- Balmumu Heykel Müzesinin hemen yanında Çağdaş Cam Sanatları Müzesi ve Eskişehir Kent Müzesi var, ikisi de küçük müzeler gelmişken vakit ayırıp gezin, özellikle cam eserler bir harika. Merkeze dönülen yolda küçük küçük lületaşı atölyeleri, cam eşya dükkanları var dönüş yolunda bunlara da uğrayın.

6- Odun pazarı bölgesini öğlene doğru bitirince gene buraya 1 km. uzaklıktaki Şelalepark’a gittik, burası aslında yakın ama çok yüksekte olduğu için araçla çıkmak gerekli. Şelalesi çok güzel, çay bahçesinde dinlenebilirsiniz, yel değirmeni ve don kişotla fotoğraf çektirip, parkta çocukları oynatabilirsiniz. Şelalepark gezimizden sonra artık karnımız iyice acıkmaya başlamıştı. Şelalepark yazım :
http://www.cocuklugeziler.com/2014/04/eskisehirin-parklar-kentpark-selalepark.html
7- İkinci gün öğle yemeği için önceden belirlediğim Regülatör Restorana gittik, burası şehre biraz uzak çevre yolundan 15 dakikada ulaşılıyor, devlet su işlerinin yanında, yeşillikler içinde bir restoran. Halk bu bölgeyi piknik yapmak için kullanıyor. Restoranda klasik et yemekleri var, bahçesi çok keyifli , minik bir parkı var böylece çocuklar oyun oynarken rahat rahat yemek yiyebildik.
 
8-Öğle yemeğinden sonraki durağımız yapay plajıyla ünlenen Kentpark, burası da gene çok geniş bir alana yayılı bir park. Ortasında yapay bir göl var, halk burayı yürüyüş parkuru olarak da kullanıyor. Kafe, oyun parkı var, meşhur plaj da burada. Parkın sonuna doğru bir alanda çocukları ata bindirebiliyorsunuz. Bizimkiler de bindi tabii ki.. Kentpark yazım :
http://www.cocuklugeziler.com/2014/04/eskisehirin-parklar-kentpark-selalepark.html
 
9-Kentparktan çıktığımızda saat 18 olmuş bizim oğlan araba yolculuklarını pek sevmediğinden onun uyku saatinde yola çıkmak istiyorduk, tekrar merkeze dönüp Haller Gençlik merkezine gittik eşlerimizde meşhur tatlılardan yesin istedik. O gün çok sayıda grup geldiğinden su muhallebisi kalmamıştı şanlarına bizde bu sefer değişik bir balkan tatlısı olan Trileçeyi denedik.
 
2 güne baya anı sığdırarak saat 20.00 gibi Eskişehirden ayrıldık, biz bu şehri çok beğendik, parkları , müzeleri, restoranları hepsi çok güzeldi ve fiyatlar çok makuldü. İstanbul’da 2 gün bu kadar gezsek en az 3-4 katı harcamamız gerekirdi. Eskişehir’de yaşayanlar çok şanslı bence..

2 yorum:

  1. Bu yazıyı fb da da paylaşayım da unutmayım :-)

    YanıtlaSil
  2. ne iyi yapmışda yazmıssınız tek tek not ettim bende hafta sonu çocukları hızlı trende götürücem akşama kadar ne gezersek artık :)

    YanıtlaSil