26 Şubat 2014 Çarşamba

Cam Ocağı Vakftı, Beykoz


 
Cam Ocağı, Türkiye’nin en büyük ve en donanımlı cam ve sanat merkezi. Riva Deresi kıyısında kurulu, yemyeşil doğaya sırtını vermiş, dingin ama yaratıcılık ile dopdolu bir atmosfer içinde varlığını sürdürüyor.
 
Cam ile ilgili çalışmaların merkezi olmak, insanların cama dokunmasını ve camı sevmesine aracı olmak, camın ülkemizde kabul gören temel sanat dallarından biri olmasını sağlamak amacıyla kurulan Cam Ocağı, bu anlamda türlü faaliyetler içindedir. Önce bir cam stüdyosu olarak tasarlanan ama kısa zamanda dünya çapında bir cam merkezine dönüşen Cam Ocağı’nda eğitim ve üretim faaliyetleri kesintisiz olarak devam etmektedir.
 
Cam Ocağı'na aralık ayında Yılbaşı Şenliğine gitmiştik fakat yazısını yazmaya bir türlü fırsatım olmamıştı. Poyraz ve arkadaşı Onur'la gitmiştik yılbaşı şenliğine ve çocuklar için oldukça ilginç bir yer olduğunu söyleyebilirim. Sadece çocuklar değil biz büyükler de çok sevdik bu mekanı.
 
Yılbaşı şenliği çok güzel organize edilmişti, değişik saatlerde cam yapımını gösteren atölyeler yaptılar ki izlemesi hem biz hem çocuklar için çok keyifliydi. Oldukça da kalabalıktı, insan hayatında her gün böylesine güzel şeyler seyretmiyor tabii haliyle oldukça fazla ziyaretçi vardı.

 
 
Cam ocağında çok değişik atölyeler düzenleniyor, katılıp cam sanatını , boncuk yapmayı öğrenebilirsiniz. O gün de çocuklar için atölyeler düzenlemişlerdi. Sene boyunca atölyelere katılıp harika eserler yaratmış olanlar şenlikte stant açıp ürünlerini sergiliyor ve satıyordu.
 
 
Cam ocağında konaklamalı atölye paketleri bile var, oldukça geniş bir atölye yelpazesine sahipler, ilgi duyan herkese hitap eden seçenekleri var. Atölye fiyatları ve tarihlerini web sitelerinden takip edebilirsiniz. http://www.camocagi.org/the-foundation-2/atolyeler/
Çok geniş bir bahçenin içinde kurulu bir kampüs burası, bir bahar yada yaz günü gidip günün yarısını içerde yarısını bahçede geçirebilirsiniz.

23 Şubat 2014 Pazar

Çocukla İstanbul Arkeoloji Müzesi'ni gezmek..

 
İlk defa gerçek bir arkeoloji müzesi gezen ve heykel gören çocuklar dikkatle heykeli incelerken :) İstanbul Arkeoloji Müzesi İstanbul'a gelen turistlerin belki de çoğunun ziyaret ettiği ama Türklerin nedense pek ziyaret etmediği çok güzel bir müze. İçindeki eserler dünyadaki bir çok müzeden daha zengin.

Kültür Bakanlığına bağlı olan İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Sultanahmet'te Gülhane Parkından Topkapı Sarayına doğru çıkan Osman Hamdi Bey yokuşunda. İsminin çoğul olmasının nedeni içerde 3 ayrı müze olması. Bizim gezdiğimiz Arkeloji Müzesi, Eski Şark Eserleri Müzesi, Çinili Köşk Müzesi. Müzeye giriş ücreti ödeyip girdikten sonra bu 3 binayı da gezebilirsiniz. Ayrıca müzenin harika bahçesinde oturup birşeyler içebilir, dinlenebilir ve bu harika atmosferi yaşayabilirsiniz. Bu bahçeyi çocukluk yıllarımdan beri çok severim ve ilk defa kendi çocuğumla geldim.
 

İstanbul Arkeoloji Müzesi 1891 yılında açılmış ve o günden beri koleksiyonunu devamlı genişletiyor. Şu anda müzenin 2 katında Antik Çağ Heykellerini, İskender'in lahdi de dahil olmak üzere pek çok lahdi, üst katta ise hazine bölümünü görebilirsiniz.


 Daha once www.alternatifanne.com da Türkiye'de çocukla müze gezmek diye bir yazı yazmıştım, bence gerçekten zor iş Türkiye'de çocukla müze gezmek, oysa öyle olmamalı. Poyraz'la biz bir çok müzeye gittik İstanbul'da ve çalışanların tavırları hep aynı, aman çocuklar ellemeyin , yapmayın, etmeyin, dokunmayın, ses çıkarmayın şeklinde. Her seferinde birileriyle kavga etmemek için zor tutuyorum kendimi , anlayacaklarını bilsem uzun uzun anlatmak istiyorum bir çocuğa kültür ve sanatın kitaplardan değil göstererek, görerek öğretileceğini ve bunun için annesinin müze gezdiğini çocuğun görmesi gerektiğini...
 
 
Evet belki 4,5 yaşında arkelolojiden, tarihten anlamıyor olabilirler , pek çok şey onlara birşey ifade etmemiş de olabilir ama amaç görgülerini geliştirmek, ilk defa lahit gördüler, iskelet gördüler, heykel gördüler bu bile yaşları için yeterliydi bence. Bol bol da koşturdular müzenin koridorlarında ki doğal olan da bu, bizim gibi gezmelerini beklememeliyiz çocuklardan.
 

Bizimkiler henüz çok küçük ama müzeyle tanışmış oldular, okula başladıktan sonra tekrar getirmek gerek ki bazı şeyleri daha iyi anlasınlar ama kendi yaşlarına göre kendilerince gezdiler müzeyi.
İstanbul Arkeoloji Müzesi pazartesi hariç her gün 9-17 saatleri arasında ziyarete açık. Biletler 10 TL. Müzekartla giriş ücretsiz. Sultanahmete yolunuz düştüğü bir gün çocuğunuzla müze gezisi yapmayı deneyin, bakalım sizinki en çok neleri merak edip soracak?

 
Ulaşım ve ziyaret bilgileri için http://www.istanbularkeoloji.gov.tr/

16 Şubat 2014 Pazar

Ayasofya Müzesi - Sultanahmet

 
Bence İstanbul'da çocukların en çok ilgisini çekecek tarihi yapılardan biri Ayasofya. En önemli nedeni devasa tavanı, tavan o kadar yüksek ve heybetli ki tüm çocuklar için çok ilgi çekici olacağını düşünüyorum. Bizde Poyraz ve arkadaşı Onur'la gittik ve çocuklar gerçekten Ayasofya'yı çok sevdi.

 
Bizimkilerin yaşı henüz çok küçük olduğundan çok fazla tarihini anlatmadım ama buranın eskiden kilise olduğunu, papazlar olduğunu vs. anlattım, poyraz devamlı papaz nerede, yemek yemeye mi gitmiş, uyumaya mı gitmiş diye sorup durdu :)
 
 
Ayasofya Kilisesi ilk olarak 360 yılında İmparator Constantios tarafından yaptırılmış fakat 404 yılında çıkan halk ayaklanmasında yakılmış ve harap olmuştur. 2.Kilise 415 yılında inşa ettirilmiş fakat bu da Nika ayaklanmasında yanmış ve yıkılmış. Bugün halen ayakta olan kilisenin yapımına 532 yılında başlanmış ve tam 5 yılda tamamlanarak 537 yılında ibadete açılmış.

 
Fatih Sultan Mehmet'in 1453te İstanbul'u fethinden sonra bu görkemli kilise camiiye çevrilmiş.Camiiye dönüştürülürken İslamiyete özgü unsurlar eklenmiş fakat kilisenin orjinal yapısına dokunulmamış. Ayasofa 1934te Atatürk'ün önerisi ve bakanlar kurulunun kararıyla müzeye çevrilmiş. Bence müze olarak hayatını sürdürmesi en doğru karar zira her iki dinden insanların ziyaret etmek istediği dünyada eşi benzeri olmayan bir eser. Artık ibadet için kullanılmaması da isabet zira ben kendimi bildim bileli içeride restorasyon var, içeri girer girmez bizi karşılayan dev merdiven ben ortaokuldayken de oradaydı, halen orada. Ülkemizde bu tarz restorasyon işlerinin neden bu kadar uzun sürdüğünü anlamakta zorluk çekiyorum, aslında basit buna ödenek ayrılmıyor muhtemelen ama Ayasofa dünyada gerçekten eşi benzeri olmayan nadir yapılardan biri en azından bu değeri koruyacak, yaşatacak bütçe ayırması gerekir devletimizin.
 
 
Ayasofya pazartesi hariç hergün ziyarete açık. Giriş ücreti 25 TL. fakat müzekartla yılda 2 kez ücretsiz, biz de o gün müzekartımızı kullandık ve sıra bile beklemeden içeri girdik. Çocuklar en çok da rampadan üst kata çıkmayı sevdiler tam bir macera oldu onlar için. Üst kata çıkınca kilisenin büyüklüğünü daha iyi anlayabiliyorsunuz.


Bizimkiler üst kat koridorlarda koşturdular, rampadan koşa koşa inip çıktılar, etrafı incelediler, kubbenin yüksekliğine hayret ettiler, bence bir tarihi eseri kendi yaşlarına gore gayet güzel gezdiler. Dediğim gibi Ayasofya bu yaş grubunda çocuklar için pek çok müzeden daha zevkli bir eser, sizde değişik bir gün geçirmek isterseniz Ayasofya'yı gezi planınıza alabilirsiniz..

9 Şubat 2014 Pazar

www.lulutata.com duydunuz mu?

 
Çocuklu ailelerin hayatını kolaylaştırmak için tasarlanmış bir siteden bahsetmek istiyorum www.lulutata.com , çocuklu aile rehberi demişler açıklamasına ve cidden tam da öyle olmuş. Çocukla nereye gideceğiz, gittiğiniz yerde rahat edermisiniz, oyun odası , oyun ablası var mı mekanlar oldukça detaylı bir şekilde değerlendirilmiş. Ben gezmeyi çok seven biri olduğum için ilk olarak mekanları okuyorum ama sadece mekan tanıtımları yok annelerden ve uzmanlardan çocuk yetiştirmekle ilgili çok güzel yazılar da var, aradığınız konuyla ilgili deneyimler veya uzman fikirlerine ulaşabilirsiniz.. Yeni açılan bu siteye başarılar ve uzun ömürler diliyorum zira biz ailelerin bu tür girişimlere çok ihtiyacı var..
 
www.lulutata.com hakkında...
Bir çocuğun çikolata gördüğü zamanki haykırışıdır, Lulutataa!
Siz de bir çocuğun hayata baktığı gibi saf ve karşılık beklemeksizin bakıyorsanız hayata, doğru yerdesiniz.
Çocuklu olunca hayata bakış açısı değişenlerden misiniz siz de? Öyleyse artık bebeğinizin ve çocuğunuzun rahat edeceği, dolayısıyla sizlerin de rahat edeceğiniz mekanlara gitmeyi tercih ediyorsunuzdur.
Bebeğinizi rahatça emzirebildiğiniz, altını kolayca temizleyebildiğiniz, sağlıklı besinlerle doyurabildiğiniz ve çocuğunuzun neşeyle vakit geçirebildiği yerlerde daha uzun süre daha keyifle kalabildiğinizi siz de fark ettiniz. Bazı mekanlarda huzur buldunuz bazı mekanlarda 'keşke' dediniz... Edindiğiniz bir tecrübe oldu neticede ve bir dahaki sefere, aynı mekana giderken, mutlaka bir B planı yaparak gittiniz. Belki arkadaşlarınıza bu mekanı önerdiniz, belki de gitmemeleri konusunda onları uyardınız.
Çocuklu Aileler olarak birbirimizi tanımıyor gibi görünsek de, aslında birbirimize çok benziyoruz. Çocuklarımızla plan yapmadan önce hepimiz araştırıyoruz. Hangi kafe veya restorana gidilebilir? Çocuğumu hangi kreş, anaokulu veya okula yazdırmalıyım? Çocuklar için nerelerde atölye veya sanat okulları var? Hangi tatil mekanında rahat edebiliriz? Hangi müze veya tarihi yeri gezmeye gidelim veya giderken nelere dikkat edelim? En iyi doğum günü mekanları nerelerdir? vb.
Fikir alışverişinde bulunmanın bu süreci çok daha kolaylaştıracağını, Çocuklarla Gidilecek Mekanlar'a lulutata.com aracılığıyla tek bir yerden ulaşmanın, zamandan tasarruf etmemize ve doğru ön bilgiyle gittiğimiz mekanlardan daha fazla keyif almamıza katkı sağlayacağına inanıyoruz.
Lulutata Çocuklu Aile Rehberi çocuklarla gidilebilecek her türlü yer ve mekandan; Hamilelik Süreci, Annelik ve Bebek Gelişimi, Çocuklarla Yaşama dair tüm konularda size yön verecek bilgilere; içeriği sizlerin önerileriyle oluşturulan 'Uzman ve Anne' yazılarına kadar, ihtiyaç duyabileceğiniz tüm bilgilere ulaşabilmenizi hedefleyen bir kılavuzdur.
Her mekanı deneyimleme şansımız yok elbette. Gelin birlikte vakitten tasarruf edelim! Bildiklerimizi paylaşalım ve birbirimizin tecrübelerinden faydalanalım. İçtenlikle birbirlerine yol gösteren, deneyimlerini samimiyetle paylaşan 'çocuklu aileler' olarak bu platformda buluşalım.