31 Aralık 2014 Çarşamba

Yeni yılda Bağdat Caddesi..

Bağdat Caddesi her sene yılbaşı için çok güzel süsleniyor. Yakın yerlerin kıymeti bilinmez nasılsa giderim canım diye düşünülür ya Cadde de bizim için biraz öyle, evimize çok yakın ama sorsanız kaç kez gidiyoruz senede sayılıdır, sürekli caddede takılan insanlar değiliz :) Ama yılın bu zamanında bağdat caddesini çok seviyorum. Kadıköy Belediyesi harika süslemeler yapıyor, senelerdir bu işi çok güzel yapıyorlar.Umarım uzun yıllarda bunu yapmayı sürdürebilirler
 
Özellikle çocuklar bayılıyor bu süslemelere. Poyraz normalde fotoğraf çektirmeyi hiç sevmez buna ragmen caddede tüm süslemelerin önünde fotoğraf çektirmek istedi. Aralık ayında 2 defa gezdik caddeyi, hava da oldukça güzeldi yani bu ışıl ışıl caddenin tadını çıkarmak için idealdi. Avrupa şehirlerini aratmayacak kadar güzel süslemeler var.

 
Her sene Bağdat Caddesi ve Nişantaşının süslemelerini çok beğenir mutlaka görmek isterdim, bu yıl Nişantası süslenmemiş bu nedenle sadece Cadde var bu ruhu yaşatan sanırım. Sizde fırsat bulursanız yeni yılın ilk günlerinde süslemeler kalkmadan gelip görün mutlaka.
 
 
Süslemeler özellikle Şaşkınbakkal Boynerin bulunduğu bölgede yoğunlaşıyor ama tüm caddede ışıklandırmalar var, yürüyüş yaparken hepsini görebilirsiniz. Sizde çocukla geziyorsanız hepsiyle fotoğraf çektirmekten geziniz oldukça uzun sürebilir :)
 
 
Biz gezdiğimizde hava oldukça iyiydi, şimdi hava soğudu hatta kar bile yağıyor bugün ama genede bu gezmeye engel değil bence. Zaten kar yeni yıla çok daha güzel bir hava katıyor, arada üşüdükce cafelerde çay kahve içip ısınabilirsiniz.
 
 
Yürüyüşünüze Kadıköy tarafından başladıysanız Boynere kadar gidip dönmeyin, biraz daha yürüyün ve Vakko binasını görün mutlaka. Vakko bu süsleme işini çok güzel yapıyor. Hatta bu sene bahçeye buz pisti bile kurmuşlar. Biz geç saatte gittiğimizden kapalıydı ama gündüz çocuklar kayabiliyor. Bahçesi, binanın kendi ışıklandırması o kadar güzel ki tam bir masal şatosu gibi.
 
 
Bu da 2014'ün son yazısı oldu, bu sene hayatımıza minik kızımız Esin katıldı ve bebekle ilgilenmekten çok fazla yazı yazamadım, 2015te iki çocukla bol bol gezip hepsini yazmayı umuyorum.
 
Yeni yılınız cadde gibi ışıl ışıl, neşeli, sağlıklı, çocuk kahkalarıyla dolu, bol gezmeli, bol kitap okumalı, arkadaşlarla güzel bolca vakit geçirmeli olsun, herkese mutlu yıllar :)
 

Borusan Contemporary Çocuk Sanat Atölyeleri

Çocuk AtölyeleriZengin ve değişken içeriğe sahip olan çeşitli programlardan oluşmaktadır. 5-12 yaş aralığındaki çocuklar için, yaş grubuna uygun olacak şekilde her hafta değişen iki saatlik atölye çalışmalarından oluşmaktadır.

Borusan Contemporary’de yer alan koleksiyon ve geçici sergilerden yola çıkılarak oluşturulan atölyeler her ay 8 farklı içerikten oluşmaktadır. Değişen atölye atmosferi ile çocukların farklı disiplinleri denemesi ve çağdaş sanatın kendine özgü dili ile ilişki kurması sağlanmaktadır.

Çağdaş sanat anlayışı çerçevesinde, baskı resim, fotoğraf, resim, heykel, düzenleme, asamblaj, rölyef ve kolaj gibi yeni anlatım biçimlerinin denendiği, her hafta birbirinden faklı çalışmaların yapılmasına olanak sağlayan bir içerik sunulmaktadır.

Yapılacak çalışmaya referans olacak eserler uzman eğitmenler eşliğinde, interaktif ve sorgulamaya dayalı bir anlayışla gezilerek, çağdaş sanatı okumaya yönelik bir altyapı oluşturulur.

Atölye, özel tasarlanmış yapısı ile katılımcılara renkli bir sanat ortamı sağlayarak, kişisel tercih ve fikirlerin paylaşıldığı ve planlı bir şekilde sanat çalışmalarına uygulandığı bir zemin sağlamaktadır. Atölyeler, gezi sırasında oluşan atmosfer ışığında, bilgi, gözlem ve hayal gücü ile farklı malzeme ve teknikler kullanılarak sanatsal üretim ziyafetinin sunulduğu eğlenceli ve bir o kadar da öğretici bir ortama sahiptir.

Çocuk atölyelerimize kişi başı katılım ücreti 15 TL'dir.

* Atölye programlarına www.borusancontemporary.com adresinden ulaşabilirsiniz..

İletişim
Adres:
Baltalimanı Hisar Cad. Perili Köşk No:5 34470
Rumeli Hisarı/Sarıyer İstanbul Türkiye
Telefon:
 0 212 393 52 00

Ziyaret Saatleri

Sadece Cumartesi-Pazar günleri
Ziyaret Saatleri :
   10.00 - 20.00
Borusan Contemporary hafta içi sürekli, Şeker ve Kurban bayramlarının birinci günü ile 1 Ocak'ta kapalıdır.

9 Aralık 2014 Salı

Zorlu Çocuk Tiyatrosu Ücretsiz Müzikaller- Kibritçi Kız ve Karlar Ülkesi

 
Zorlu Çocuk Tiyatrosunun ücretsiz olarak sahnelediği Kibritçi Kız Müzikalini geçen sene izledik ve çok beğendik. Zorlu bu işe gerçekten gönül vererek bütçe ayırmış ve güzel bir prodüksiyon çıkmış ortaya. Oyundaki sihirbazın Sermet Erkin olması biz büyüklere bile sürpriz oldu, müzikler ve oyunculuklar çok güzel, masalın sonu da çok acıklı bitmiyor. Oyunun özenilerek hazırlandığı çok belli, kostümler dekor herşey çok güzel.

 
Oyun bitiminde bütün oyuncular çıkıp isteyen tüm çocuklarla fotoğraf çektirdiler ve çok güzel bir detaydı bence.
Oyun bu sene de Zorlu AVM'nin sahnsesinde oynuyor ve gene ücretsiz. Tek yapmanız gereken oyundan 1 hafta once gişeden biletinizi almak. Oyun tarihlerini aşağıdaki linkten görebilirsiniz.

Zorlu Çocuk Tiyatorsu bu sene 2 oyun oynuyor biri kibritçi kız diğeri Karlar Ülkesi. Karlar Ülkesine bilet bulur bulmaz bizde gideceğiz eminim o da Kibritçi Kız kadar güzeldir. Karlar Ülkesinin oyun programı aşağıdaki linkte..
http://www.zorlucocuktiyatrosu.com/oyun-programi-karlar-ulkesi.html

5 Aralık 2014 Cuma

Müzede Pusetli Anneler Günü...Miro Sergisi..

S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), Barselona doğumlu Katalan ressam ve heykeltıraş Joan Miró'nun eserlerinden oluşan kapsamlı bir sergiye ev sahipliği yapıyor. 20. yüzyılın çok yönlü, çığır açan sanatçısı Joan Miró'nun olgunluk dönemine odaklanan sergi, "Joan Miró. Kadınlar, Kuşlar, Yıldızlar" adıyla sanatseverlerle buluşuyor.
Sakıp Sabancı Müzesi çocuk dostu bir müze çocuğunuzla gittiğnizde sizden bilet ücreti almıyor. Bununla da kalmıyor çocuklar için çok güzel atölyeler düzenleniyor müzede ve hepsi ücretsiz. Çocuklarınızı Miro'yla tanıştırmak için tek yapmanız gereken rezervasyon yaptırmak. Çocuklar ve hatta bebekler için bile programlar var. Detaylar aşağıda..

Çocuklar Miro'nun Evreninde, Kuşlar ve Yıldızlarla Birlikte! 

S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi (SSM) Çocuk Atölyeleri, “Joan Miró. Kadınlar, Kuşlar, Yıldızlar” sergisi kapsamında çocukları Miró'nun evrenine davet ediyor. Çocuklar, SSM’de 1 Ekim 2014 - 1 Şubat 2015 tarihleri arasında düzenlenecek atölyelerde, Miró gibi düşünüp, esin kaynakları ile tanışma, onun kullandığı malzemelerle ve uyguladığı yöntemlerle çalışma fırsatı yakalayacaklar. 5 ve 18 yaş arasındaki çocuk ve gençlerin, hafta içi ve hafta sonu grup halinde veya bireysel olarak katılabileceği eğitimler için herhangi bir ücret ödenmeyecek.
Hafta içi okul grupları ile 10.00 - 15.00 saatleri arasında günde altı atölye çalışması yapılacak. Hafta sonu bireysel katılıma açık olan atölye çalışmaları ise 11.00 - 13.00 ve 14.00 - 16.00 olmak üzere günde iki kez gerçekleştirilecek.
-------
Eğitimler ücretsizdir.Atölye çalışmalarına rezervasyon yapmak için 0216 550 97 62 numaralı telefonu arayabilir, sorularınız için  ssmegitim@sabanciuniv.edu  adresine elektronik posta gönderebilirsiniz.

Turkcell Platinum ile Müzede Pusetli Anneler Günü

S.Ü Sakıp Sabancı Müzesi, Turkcell Platinum Pusetli Anneler Günü etkinliği ile anne ve bebekleri birlikte ilk müze deneyimlerini yaşamaya davet ediyor. Anne ve bebeklere çok özel bir sanat deneyimi yaşatma amacıyla düzenlenen program, eğitmen eşliğinde sergi turunun yanında baskı teknikleri ve hafıza oyunu gibi atölye çalışmaları da içeriyor. Etkinlik sonrasında anneler ve bebekleri açık havada müze bahçesini gezerek günlük park gezintilerini müze deneyimiyle birleştiriyorlar. Programa anne ve bebeklerin yanında babalar da ücretsiz olarak katılabiliyor.
0 - 11 ay
30 dakika süren programda, sergiden seçilen eserlerin önünde eğitmen eşliğinde incelemeler yapılıyor ve eserlerin bebekler üzerinde yarattığı etki gözleniyor.
Atölye saatleri: 10.30 – 11.00
12 -18 Ay
30 dakika süren programda, sergiden seçilen eserlerin önünde eğitmen eşliğinde incelemeler yapılıyor ve eserlerin bebekler üzerinde yarattığı etki gözleniyor. Bu etkinlik sonrasında eğitmenler, anne ve bebekleri yaş gruplarına uygun seçilmiş eserlerin önünde renk, şekil ve biçime odaklanan bir sergi turuna çıkarıyorlar.
Atölye saatleri: 11.30 - 12.30
19 -36 Ay
60 dakika süren programda çocuklar önce serginin konusu ile ilgili ısınma oyunları oynuyor, isim kartlarını hazırlıyor ve sergideki işlerin baskılarından hazırlanan yap bozları yapıyorlar, sonrasında ise eğitmen eşliğinde yaşlarına uygun olarak seçilen eserlerin önünde, renk, şekil, biçime odaklanan bir sergi turuna katılıyorlar. Çocuklar, turun ardından kendileri için özel olarak tasarlanmış atölye çalışmasında anneleri ile ilk sanat deneyimlerini birlikte yaşıyorlar.
Atölye saatleri: 13.30 – 14.30
TARİHSAATYAŞ
4 Aralık Perşembe10:30-11:000-18 Ay
4 Aralık Perşembe11:30-12:3019-36 Ay
13 Aralık Cumartesi10:30-11:000-18 Ay
13 Aralık Cumartesi11:30-12:3019-36 Ay
13 Aralık Cumartesi14:00-15:0019-36 Ay
18 Aralık Perşembe10:30-11:000-18 Ay
18 Aralık Perşembe11:30-12:3019-36 Ay
25 Aralık Perşembe10:30-11:000-18 Ay
25 Aralık Perşembe11:30-12:3019-36 Ay
27 Aralık Cumartesi10:30-11:000-18 Ay
27 Aralık Cumartesi11:30-12:3019-36 Ay
-------
Eğitimler ücretsizdir.Atölye çalışmalarına rezervasyon yapmak için 0216 550 97 62 numaralı telefonu arayabilir, sorularınız için  ssmegitim@sabanciuniv.edu  adresine elektronik posta gönderebilirsiniz.

3 Aralık 2014 Çarşamba

Küçük Kara Balık - Devlet Tiyatroları

 
Oğlum Poyraz'ı 3,5 senedir tiyatroya götürüyorum, bu sürede şehir tiyatroları, devlet tiyatroları ve özel tiyatroların birçok oyununu izleme fırsatımız oldu ve bu oyun izlediklerim arasında en iyilerden biriydi. Oyunu çok ama çok beğendim. Devlet Tiyatroları bu işi ciddiye alıp bir çocuk oyunu için ciddi emek harcamış. Hikayenin güzelliği bir yana, canlı orkestra ve harika oyunculuklarla tam bir görsel şölen olmuş çocuklar için.

 
Devlet tiyatrolarında çocuk oyunlarının biletleri sadece 4 TL. Bu kadar güzel bir oyun için çok düşük bir ücret, mutlaka fırsat yaratıp çocuklarınızı bu oyuna götürün. Diyaloglar biraz uzun olduğu için 4 yaş ve üzerine uygun diyebilirim çocuğuna gore değişir ama daha küçükler sıkılabilir. Oyunda canlı orkestra olması da çocukların müzik kulağı için çok güzel ve genelde çok hoşlarına gidiyor.
 
 
Oyundaki ışık oyunları da çok güzel ve yerinde kullanılmış. Samed Behrengi'nin harika kitabından uyarlanan oyunun konusu şöyle :
Annesiyle ufak bir derede yaşayan Küçük Kara Balık, büyük denizlere gitmek ve sonsuz sularda yüzmek istemektedir. Arkadaşı salyangozun ona cesaret vermesiyle birlikte tüm derelerin ve ırmakların birleştiği büyük sulara doğru yola koyulur. Ancak her köşebaşında onu ve onun gibi balıkları bekleyen tehlikelerle savaşmak zorundadır Küçük Kara Balık… Öğrenir ki zorlukların üstesinden gelmek, cesaretle ve o zorluklarla yüzleşmekle mümkündür.
 
 
Oyun bu ay 21 ve 28.Aralık Pazar günleri saat 14de Cevahir sahnesinde. Biletler tükenmeden alın. Biletlerinizi gişeden alabileceğiniz gibi www.biletiva.com dan online de satın alabilirsiniz.
Not : 21.Aralık'taki oyunun biletleri 8.Aralık'ta Sabah 10.da satışa çıkacak, biletler çok çabuk tükeniyor, o günü ajandanıza not edip bilet alabilirsiniz.
 
 

5 Kasım 2014 Çarşamba

Kidsnook - Masal gibi bir çocuk kitapçısı

 
17 milyon nüfuslu mega kent İstanbul'da sadece 2-3 tane olan çocuk kitapçılarına Ağustos 2013te eklenmiş olan Kidsnook'a yeni gitme fırsatım oldu ve buraya bayıldım. Çocuklar için masal gibi bir yer yaratmışlar, bu fikri uygulamaya cesaret edenleri tebrik ediyorum, zira ülkemizde çocuk kitapçılığı gerçekten zor iş. Kidsnook'un adını sosyal medyadan çok duymuş ama minik kızımızın ailemize katılmasından dolayı gitmeye fırsta bulamamıştık. Geçen hafta gitme fırsatımız oldu ve bende Poyraz'da mekanı çok sevdik.

 
Kidsnook Akatlarda bir villada, çevrede hiç tabelası yok ve bizim gibi anadolu yakasından gidenler için bulması biraz zor olabilir biz epey aradık. Kidsnook'a ulaşır ulaşmaz renkleriyle içinizi ısıtan meşhur ağaç ev sizi karşılıyor. Bizim çocukların ilk işi ağaç evin içine girmek oldu. İçi de dışı kadar güzel, birçok oyuncak var ve içi oldukça geniş bir ara ben bile girip minik sandalyelerde oturup çay içtim ağaç evin içinde. Poyraz ağaç eve hayran kaldı 1 haftadır babasına gidip tahta almasını ve bahçeye ağaç ev yapmasını söyleyip duruyor :)

 

Asıl kitapçıya girince ise bizi muazzam bir kitap seçkisi bekliyordu, 5000e yakın kitap olduğunu okudum websitelerinde, çok sayıda yabancı dilde kitap var. Kitapevinin içi çocukların vakit geçirebileceği şekilde dizayn edilmiş. Çocuğunuz ister temsili şöminenin yanındaki koltukta seçtiği kitabı inceleyebilir.
 

İster okuma mağarasına girip kitabını orada okuyabilir. Okuma mağarası fikrini çocuklar çok seviyor, bende bayıldım doğrusu hemen Poyraz ve Onur'la mağaraya girip bir kitap okuduk, çok keyifliydi.

 
Sizde benim gibi çocuk kitabını okumadan alamayanlardansanız burası tam size gore kitapları rahat rahat seçip uygun olanlarını satın alabilirsiniz. Kendim için kitap alışverişini internetten yapıyorum ama çocuk kitaplarını mutlaka incelemek istiyorum, zira çocuk için uygun olan nitelikli kitapları bulmak için mutlaka önceden incelemek gerekiyor. Eğer vaktiniz kısıtlıysa Kidsnook'ta size yaş grubuna uygun kitap seçiminizde yardımcı olacak harika bir ekip var.
 
 
Ağaç evin bulunduğu bahçede aynı zamanda minik bir cafede var, burada sanırım yiyecek de satılıyor. Bahçesi de oldukça keyifli , yazın burada çok sayıda aktivite düzenleniyor.
 
 
Kidsnook masal anlatıcılığı konseptini Türkiyeye getiren ve fark yaratan bir yer. Hem çocuklar için masal anlatıcılığı yapıyorlar hemde yetişkinlere zaman zaman bunun eğitimini veriyorlar. Yaş gruplarına gore çok farklı atölyeler düzenliyorlar, üst katlarında temalı doğumgünleri organize ediyorlar, benim çok sevdiğim yazarlı etkinlikler düzenliyorlar. Çocuk kitabı yazarları gelip kitabını okuyor, imzalıyor ve kitapla ilgili bir etkinlik yapıyorlar, hepsini sosyal medyadan iç geçirerek takip ediyorum harika işler yapıyorlar, şimdilik bebeğim çok küçük olduğundan katılamıyoruz ama yakında Poyraz'la katılmayı düşünüyorum.
 
 
 
29.Ekim'de ücretsiz bir seminer düzenlemişlerdi bende bu vesileyle ilk defa Kidsnook'a gitmiş oldum. Çocuk Edebiyatı ve Okuma Kültürü konulu bu seminerden edindiğim faydalı bilgileri slaytlarla birlikte www.poyrazligunler.com da yazdım, okumak isteyenler için tık tık .
Biz anneler semineri rahat dinleyelim diye Kidsnook ekibi aşağıda çocuklar için etkinlikler düzenlemişti, şahsım adına bir çocuk kitapçısından beklentim de budur; biz ebeveynleri bilgilendirmeleri, belki ileride yazarlarla imza günleri düzenleyebilirler yada yazarlarla sohbet günleri olabilir, yazarlar çocuklara kitabı yazarken neler yaşadıklarını, kitabın hikayesini anlatabilirler..

 
Edebiyatı ve kitapları çok seven bir anne olarak bu tür yerlerin açılması beni çok mutlu ediyor, umarım çok başarılı olur ve uzun yıllar şehrimizin kitapçısı olarak kalır Kidsnook. Sizde bu güzel kitapçıyı ziyaret edip kitaplarla iç içe bir gün geçirmek isterseniz detayları aşağıda:
İletişim Bilgileri
Telefon : (0212) 324 07 06
E-Posta : info@kidsnook.com.tr
Adres : Yıldırım Oğuz Göker Sokak Numara: 11 Akatlar / Beşiktaş / İstanbul
 

21 Eylül 2014 Pazar

Çocukla Kapadokya Gezisi 1.Gün

Bahar gelince benim gibi içindeki gezme tutkusu kabaran insanlardansanız ve henüz Kapadokya’yı görmediyseniz, çocuğunuz olması sizi vazgeçirmesin, muhteşem bir coğrafya sizin de çocuğunuzun çok eğleneceği bu turda biz neler yaptık detaylarıyla yazayım da iyice cesaretlenin J
Daha önce 3 kere Kapadokya’ya gitmiş ve bu muhteşem coğrafyaya hayran kalmıştım. Fakat bölge olarak çocukla gitmek zor olur diye düşünüyordum sanırım birçok kişi de böyle düşünüyor zira bol yürüyüşlü, bol merdiven inmeli, yeraltı şehirlerine girip çıkmalı kısacası maceralı bir tur. İşte tam da bu macera kısmından dolayı bir çılgınlık yapıp 2 tane 4 yaş erkek çocuğuyla üstelik turla Kapadokya’ya gitmeye karar verdik. Gitmeden önce bu geziyle ilgili internette biraz araştırma yapınca herkes çocukla çok zor, pusetle gezilmez oralar tarzında yorumlar yapmıştı ama tura gidip geldikten sonra diyebilirim ki hiç de zor değil, gözünüzü karartın ve yola çıkın J
Tura tek değil 2 çocukla gitmek işimizi kolaylaştırdı bence şöyle ki devamlı birlikte oynadılar, aynı odada kaldık ve bu onların çok hoşuna gitti. Nisan ayının bir Perşembe akşamı Kadıköy’den Jolly Tur’un otobüsüyle saat 22 gibi maceramız başladı. Gece yolculuğunda sorun olmuyor zaten genelde bütün çocuklar uyuyor, bizimkiler de kalkıştan kısa bir süre sonra uyudu. Ertesi sabah 8e doğru bölgeye giriş yapıyoruz rehberimiz ilk olarak bizi Hasan Dağının yanında indiriyor hem dağı fotoğraflayabiliyoruz hem de hemen yanındaki hanı geziyoruz. Burası Tepesi Delikhan Kervansarayı, aslında uygun olarak yeniden inşa edilmiş, içinde hediyelik eşyaların da satıldığı bu han çocuklara oldukça değişik geliyor.
Uykumuz iyice açılınca ilk durağımız olan Kaymaklı Yeraltı Şehrine varıyoruz. Tura çıkmadan önce yeraltı şehirlerine çocukları sokar mıyız korkarlar mı acaba diye düşünmüştüm ama çocuklar bizden önce girdiler bile J Ve aşağısı onlara oldukça değişik geldi,  etrafta koşturup durdular, keşfetmeye çalıştılar.
Kapadokya’da çok sayıda yeraltı şehri var paket turlarda genelde ya Kaymaklı yada Derinkuyu’ya götürüyor  bizim rehberimiz Kaymaklıyı seçmişti ki güzel bir tercih daha önce Kapadokya’ya geldiğimde Derinkuyu’ya da inmiştim ve çıkış biraz dardı klostrofobik bir havası vardı. Kaymaklıdan çıktıktan sonra yol üzerinde Güvercinlik Vadisinde fotoğraf molası verdik. Burada çok sayıda güvercin olduğundan bu ismi almış , harika manzara fotoğrafları çekebilirsiniz. Güvercinlik vadisine girince hemen sağda nazar boncuğu ve dilek ağacı var, turistler bile bu geleneğe uyup ağaca nazar boncuğu takıyorlar.
Artık saat iyice öğlene yaklaşmıştı tur firmasının önceden ayarladığı Aydede Restorana öğle yemeğine gittik. Grup olarak biz gelmeden önce set menü olarak yemek hazırlanmıştı ; çorba, meze, tavuk, pilav, kazandibi için kişi başı 16 TL. ödedik, bence yemekler güzeldi, fiyatı da uygundu. Yemekten sonra tekrar yola koyulduk ve Uçhisar’a gittik. Burada meşhur üç güzeller denen peri bacalarında fotoğraf molası verdik, bu peri bacalarına aynı zamanda anne-baba-çocuk peri bacaları deniyor, çok güzeller gerçekten.
Kapadokya turlarında çok sayıda alışveriş durağı da oluyor, bölgede turizm çok geliştiğinden bölgeye has ürünler satan çok sayıda dükkan var, tur firmaları da mutlaka bunlarla anlaşmış oluyor ve sizi götürüyorlar. Kapadokya peri bacaları kadar şaraplarıyla da meşhur özellikle Turasan hem çok eski bir işletme hem de gerçekten güzel şarap yapıyorlar. Bizde Turasan fabrikasına gittik, önce şarap yapımıyla ilgili kısa bir bilgilendirme yapılıyor sonrasında mağaza kısmına geçilip şarap tadımı yapabiliyor ve şarap satın alabiliyorsunuz. Kapadokya’da çok sayıda şarap firması var ama Turasan bence en iyilerinden biri, eve götürmek üzere biraz şarap stoğu yapıyoruz.


Turasan’daki şarap tadım ve alışveriş molasından sonra eski bir Rum köyü olan Mustafapaşa Köyüne gitmek üzere yola çıkıyoruz. Yolculuk 40 dakika sürüyor. Burası Asmalı Konak dizisiyle meşhur olan köy, dizinin bölgeye katkısı yadsınamaz, bir dönem insanlar sadece bu konağı görmek için bölgeye turla geliyorlardı. Konak bir aileye ait , yıllar önce geldiğimde 1 TL. ödeyip girip konağı gezmiştik, artık dizinin modası geçtiğinden konağı gezmeye pek rağbet yok. Fakat köy başlı başına çok hoş konak ve binalarla dolu, sokaklarında gezmek ve fotoğraf çekmek için ideal. Kapadokya Meslek Yüksek okulu da bu köyde.
 
Artık saatler akşama yaklaşırken hepimiz çok yorulmuştuk bu güzel köyde bu cafede oturup biraz dinlendikten sonra otobüslere binip otellerimize gittik. Biz Büyük Turban Otelde kaldık, biraz eski ama güzel bir tesisti, yemekleri açık büfeydi, odaları rahattı, bir şikayetimiz olmadı. Otel Ürgüp merkeze yürüme mesafesinde. Akşam yemeğini otelde yedikten sonra yürüyerek merkeze indik üstelik taş sokaklarda ve bebek arabalarıyla :) Oğlanlar çok yorulmuş olduklarından bebek arabalarında uyudular bizde merkezde bir cafede oturduk. Kapadokya bölgesinin güzel yani nereye gitseniz güzelliklerle karşılaşmanız, bir günde bir sürü güzel yer gördük, bol bol yürüdük, yorulduk ama akşam olduğunda herkes hayatından memnundu. Ertesi gün daha ne güzellikler göreceğimizi düşünerek otelimize döndük.
 

10 Eylül 2014 Çarşamba

Poyraz'la Kadıköy'de bir gün..

Anadolu yakasında doğup büyüdüm belki de bu yüzden Kadıköy'ü çok severim. Tüm kalabalığına, trafiğine, keşmekeşine rağmen kendine has bir cazibesi vardır Kadıköy'ün. Eskiden bu kadar çok AVM türememişken alışveriş için sürekli Kadıköy'e giderdik, Poyraz'dan sonra çocukla gitmek bazen gözümde büyüdüğünden eskisi kadar sık gitmez oldum. Oysa Kadıköy'ün çarşısı bile harikadır, taptaze balıklar, meyve sebze alışverişi, Baylan, Şekerci cafer erol, Çiya , Yanyalı fehmi lokantası, Şehir tiyatroları ne ararsanız vardır Kadıköy'de.. Poyraz büyüdükten sonra artık onunla da ara sıra gidiyoruz. Klasik bir Kadıköy turunda mutlaka kitapçılara giderim Seyhan, Alkım, Mephisto hepsi birbirinden güzel kitapçıları var Kadıköy'ün..En çok Alkım'ı seviyorum hem geniş hem çeşit çok, hem çocuklar için ayrı bir bölümü var, Poyraz'ın kendi kitaplarını seçmesine izin veriyorum...
Çarşıda dolaşıp balık, sebze meyve, şarküteri alışverişi yaptıktan sonra önce bir oyuncakcıya sonra mutlaka Beyaz Fırın'a uğruyoruz Poyraz'la.. Oğlum da benim gibi tatlı düşkünü, birkaç sene önce Alaçatı'da keşfettiğimiz Trifle Beyaz Fırın'da satılıyor ve çok lezzetli.. Ya trifle yada çikolatalı pasta ısmarlıyoruz Poyraz'a..
 
Oyuncağını alıp, pastasını yiyince keyfi yerine gelen minik kuşla rahat rahat geziyoruz, kiliselerin yanından geçip ara sokaklarda kayboluyoruz. Sıra annenin keyfinde deyip Fazıl Bey'in Türk Kahvecisinde kendime bir kahve ısmarlıyorum. Poyraz yürümeye seven bir çocuk olsa buradan Moda'ya yürümek de çok zevkli olur aslında ama oğlum pek yürüme taraftarı değil o yüzden Kadıköy çarşı sınırlarında gezip eve dönmeyi tercih ediyoruz..

16 Ağustos 2014 Cumartesi

Polonezköy Ormanı ve Polina'nın Meşhur Pastaları..


Güneşli bir pazar günümüzü Polonezköy'de geçirmeye karar verince ilk durağımız kahvaltı için Polonezköy Country Club oldu , orayı ayrı bir yazıda anlatmıştım. Saat 2ye kadar country club'da oynayan çocukları alıp bu sefer pastalarıyla meşhur olmuş Polina'ya gittik. Polina'nın pastaları çok meşhur hatta müdavimleri varmış ve gün ortası olunca bitiyormuş diye okumuştum o yüzden mekanı bulunca önce gidip pasta kalmış mı diye baktım :) Sonra çocuklarla birlikte girdik ama yer bulmak çok zor, çok kalabalıktı girişte bir kamelya vardı oraya 4 çocukla doluştuk ve pastaları inceledik.

 
Poyraz kendine Polina Özeli seçti , çocukların hepsine ondan aldık ve iyi bir seçimdi onun pastası çok güzeldi gerçekten ben meşhur diye Madonna'yı seçtim ama hiç beğenmedim. Madonna 20 kat yufkadan yapılan bir pasta, balla yapıştırılıyormuş bana çok ağır geldi ve bitiremedim. Pastaların dilimi 13 TL. Pastaları yiyip biraz enerji toplayınca kendimizi bu sefer ormana attık. Polonezköy'de çok güzel bir yürüyüş parkuru var toplam 5 km. sanırım.


Çocuklarla ormanda biraz keşif yapıp biraz yürüyüş yaptık, tabii sırayla hepsi yoruldu o yüzden çok fazla uzaklaşamadık ama gene de güzeldi. Belli bir noktaya kadar yürüdük, hepsine sopalar bulduk, etrafta koşturdular, oynadılar, İstanbul'a yakın ve güzel bir orman.

 
Sizde İstanbul'dan arabanıza atlayıp yarım saatte Polonezköy'de olabilir ister güzel restoranlarında vakit geçirip, ister ormanda yürüyüş yapabilirsiniz. Biraz şehirden kaçıp nefes almak isteyenler için çok güzel bir yer. Buranın da maalesef imara açıldığını okudum umarım bu gerçekleşmez ve bir nefes alma noktası daha yok olmaz..

6 Ağustos 2014 Çarşamba

Kız Kulesi, Üsküdar

 
Doğma büyüme İstanbul’luyum ama bu yaşıma geldim, Kız Kulesi’ne daha yeni gittim. Bazen insan burnunun dibindeki güzelliklerin farkına varamıyor. Kız Kulesi çok kısa bir sürede ulaşılabilecek harika bir eser aslında. Bizde bir güneşli güzel bir cumartesi günü Üsküdar sahilinden tekneye binip bu güzel eseri ziyaret ettik.
Tekneye binerken giriş bileti alıyorsunuz yetişkinler 20 TL, çocuklar ücretsiz. Tekneyle gidiş dönüş ve kuleyi gezmek bu ücrete dahil. Tekne Poyraz’ın çok hoşuna gitti, heyecanla kuleye varmamızı bekledi. Çocukların hayal gücü bizden kuvvetli dinlediği bir sürü masalda kule geçtiğinden oraya varınca etrafı dikkatle inceledi.
Kulenin içine girince üst kat restoran biz burada bir şey yiyip içmedik ama akşam yemeklerinin oldukça pahalı olduğunu duymuştum. Daha çok turistik bir yer haline gelmiş, akşamları canlı müzik de oluyor yanılmıyorsam.
Geçmişi 2500 yıl öncesine dayanan bu eşsiz yapı, İstanbul`un tarihine eş bir tarih yaşamış ve bu kentin yaşadıklarına görgü şahitliği yapmıştır. Antik çağda başlayan geçmişiyle, Eski Yunan`dan Bizans İmparatorluğu’na,  Bizans`dan Osmanlıya, tüm tarihi dönemlerde var olarak günümüze kadar gelmiştir. (Kaynak : www.kizkulesi.com.tr)
Restoranın olduğu kattan dar bir merdivenle terasa çıkılıyor burada da minik bir cafe var, terasa çıkınca manzaraya hayran kalmamak elde değil, bütün İstanbul ayaklarınızın altında.

Günümüzde Kızkulesi…
Antik Çağ'da Arkla(küçük kale) ve Damialis(dana yavrusu) adları ile anılan Kule, bir ara da "Tour de Leandros"(Leandros'un kulesi) ismi ile ün yapmış, günümüzde ise Kızkulesi – Maiden’s Tower ismi ile bütünleşmiştir. 1995 yılında Kızkulesi’nin restorasyon süreci başlar. Binlerce yıllık gizemli bir tarihe sahip bu özel mekan, kendine özgü kimliğine ve geleneksel mimarisine bağlı kalarak tamamlanan restorasyon çalışması sonrasında 2000 yılında kapılarını ziyarete açar. Bugün gündüzleri cafe-restaurant, akşamları ise özel restaurant olarak yerli ve yabancı ziyaretçilerine hizmet veren Kızkulesi, düğün, toplantı, lansman, iş yemeği gibi pek çok özel davet ve organizasyona da ev sahipliği yapmaktadır. (Kaynak :
www.kizkulesi.com.tr)
 
Restoranın bir alt katına ise dijital tabelalar yerleştirmişler ve buradan Kız Kulesinin tarihini dinleyebiliyorsunuz. Tarihi mesir macuncusunu bile koymuşlar o günleri yansıtmak için.
 
Sizde henüz gitmediyseniz bu hafta sonu bir değişiklik yapıp Kız Kulesine gidin, tarihi koklayın, güzel manzaranın tadını çıkarın, dönüşte hemen kulenin karşısındaki Filizler Köftecisinin lezzetli köftelerini yemeyi de unutmayın. :)