12 Eylül 2013 Perşembe

Çocukla Bozcaada Gezisi - 2


 
Adada 3.sabahımızda gene otelde kahvaltı ettikten sonra adanın neredeyse tek plajı olan Ayazma plajına doğru yola koyulduk. Akvaryum Koyu, Sulubahçe gibi denize girilen  başka yerlerde varmış fakat neredeyse tüm halk Ayazma’dan denize giriyor haliyle plaj çok kalabalık öğlen gelinirse şezlong bulmak sorun olabiliyor bu yüzden sabah gelmekte fayda var. Biz sabah erken saatte plaja geldik, deniz inanılmaz güzel , çok temiz, bazı kısımlarda giriş taş ama taşları geçince denizin dibi tamamen kum. Denizin en önemli özelliklerinden birisi soğuk buz gibi ve tertemiz bir su. Bugüne kadar hayatımda girdiğim en soğuk deniz Assos Kadırga Koyundaydı burası Assos kadar soğuk değil ama gene de soğuktan şikayet edip denize girmeyenler vardı. Oraya kadar gelip denize soğuk diye girmemek nasıl bir mantıktır çözemedim J Poyraz ilk girişlerde biraz mırın kırın etse de girdikten sonra hiç soğuktan şikayeti olmadı ve gayet güzel eğlendi  denizde.
 
Dediğim gibi adada başka denize girilecek yerlerde varmış fakat biz oralara gitmedik zira oraların çok bakir olduğu şezlong bile olmadığını duyduk. Şezlong hadi neyse de çocuk olunca şemsiye şart bu nedenle Ayazma’yı tercih ettik 2 gün bu güzel denize girdik. Plajın çevresi yemek açısından çok başarılı değil. Mümkünse gelirken yanınıza sandviç, meyve vs. almakta fayda var. Sahil şeridinde yan yana 4-5 tane restoran var ve bunların hepsi de tekel olmanın getirdiği rahatlıkla hak etmedikleri fiyatlara satış yapıyorlar. Merkezde en çok beğenilen restoranlardan biri Koreli (Ata Demirer adaya geldiğinde hep burada yermiş) plajda da bir Koreli var ben önce merkezdekinin şubesi sandım ama orada yemek yeyip servis kalitesini görünce pek emin olamadım. Poyraz salataya çok düşkündür salata yoktu bende salatalık, domates doğrayın en azından dedim ve bir tabağa koydukları salatalık, domates için 12 TL yazmışlardı hesaba haliyle itiraz ettim ve işletmecinin açıklaması “bu plajı kullanan binlerce kişi gelip bizim tuvaletimizi kullanıyor, biz burada kabin ve tuvalet için bir sürü para harcıyoruz “ nasıl bir alaka ben çözemedim ama kendisi oraya harcadığı parayı bu şekilde çıkardığını anlatmak istedi sanırım. Aramızda geçen tartışmadan sonra işletmeci bu parayı almadı fakat müşteri olarak beni gene de memnun edemedi zira baştan tavırları ve konuşması pek hoş değildi. Demem o ki plajda acıkırsanız Koreli’de yemeyin J
 
Akşama kadar plajda vakit geçirdikten sonra o akşam gene rüzgar tiribünlerinden güneşin batışını izlemeye gittik. Zaten burası Ayazma’ya yakın arabayla 10 dk bile sürmüyor. Buraya gelen yalnız biz değildik haliyle insanlar akşam oldu mu adanın bu tarafına akın ediyorlar. Tiribünlerin oradaki minik iki katlı binanın terasında oturup güneşin batışını izliyorlar. Hatta şarabını alıp gelenler bile vardı ki o kadar kalabalık olması gayet romantik bir ortam olabilirdi J Burada rüzgardan elektrik elde ediliyor ki ada rüzgar konusunda oldukça cömert. İyice yaklaşınca biraz gürültülü bir ortam ama bizi çok da rahatsız etmedi.
 
2 akşam üst üste güneşin batışını seyretmek çok güzel oldu, şehir hayatında günlük koşturmanın içinde hadi oturup gün batımını seyredelim demiyoruz maalesef.
 

Günbatımından sonra otelde yemeğimiz yedik ve yemekten sonra gene kendimizi merkeze attık. Kalenin hemen önünde limandaki kafeleri gözüme kestirmiştim kahve içmek için. Önce biraz dolaşıp Poyraz’ı arabasında uyuttuktan sonra tam denizin dibindeki sandalyelere oturup kahvemi içtim, adada genelde kahvenin yanında likör yada damla sakızlı kurabiyeler ikram ediliyor fakat burada ilginç bir şekilde likörün yanında bir de çikolatalı sigara vardı hayatımda ilk kez gördüm böyle bir kahve ikramı J
 
Kahvemi içtikten sonra Poyraz’ı babasına emanet edip biraz alışveriş yaptım, adadaki şarap üreticilerinin hepsinin mağazaları var ve burada bütün şarapları tadabiliyorsunuz benim gibi bir şarap sever için bir nevi cennet J 3 ayrı mağazada değişik şaraplar tattıktan sonra biraz stok yaptım J Şarap dışında reçeller, kekik, zeytin gibi adaya özgü başka şeylerde aldım ki bunları adanın lezzetleri olarak başka bir yazıda anlatacağım.
 
Adadaki son günümüzde sabah kahvaltıdan sonra otelde biraz keyif yaptık sonra gene kendimizi ayazma plajının serin sularına attık 4e kadar yüzdük, sonrasında merkezde biraz daha gezdik ve 7de kalkan gemiyle adadan ayrıldık ama benim gönlüm adada kaldı, çok ama çok sevdim burayı, önümüzdeki yıllarda mutlaka tekrar tekrar gelmek istiyorum hatta seneye bağbozumuna gelmek gibi bir hayalim de oluştu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder