31 Ağustos 2013 Cumartesi

İstanbul'a Sadece 1 Saat : AKÇAKESE

Senelerdir Şileye gitmekten sıkıldım, Ağva’nın da yolu çok uzun ve virajlı diyenlerden misiniz?

O zaman size ikisinin tam ortasındaki Akçakese’yi öneririm bende 2007'de keşfettim ve çok beğendim. İstanbula sadece 60 km., Şile’ye 17 km. Şile yolu yeni yapıldı Ömerliye kadar rahat bir yolculuk , Şile'yi geçince kısa bir süre sonra Akçakese tabelasını göreceksiniz ve buradan girince önce Akçakese köy merkezine geliyorsunuz burada bakkal var buradan su vs. ihtiyaçlarınızı almakta fayda var zira plaj medeniyetten uzak ve yiyecek içecek satan herhangi bir yer yok. Bu yüzden piknik tarzı bir sepet hazırlayıp yiyecek almalısınız yanınıza.
Köyün merkezinden plaja indiğinizde sizi mükemmel bir deniz bekliyor. Pırıl pırıl bir su ve altın gibi bir kumsal. Arabanızı parkedip kendizi denize koşarken bulabilirsiniz. Ben ilk gördüğümde "Vay be istanbula bu kadar yakın bu kadar tenha ve bu kadar temiz bir deniz" diye çok şaşırmıştım.
 
Plajdaki tek tesis ağaç evlerden oluşan oldukça kazık bir butik otel (Woodyville) önünde kendi şezlongları var fakat burası plajın solunda kalıyor. Siz sağ tarafa gidip yerleşebilirsiniz. Dediğim gibi plajda herhangi bir tesis yok bu yüzden şemsiye vs. ne istiyorsanız yanınızda götürmelisiniz. Belki de keşfedilip bu tür tesisler açılmadığından ve henüz popüler olmadığından denizi bu kadar temizdir kimbilir.
 
 
İstanbula yakın olsun hafta sonu denize gireyim diyenler için ideal bir yer bence Pazar günleri çok kalabalık olabiliyor fakat cumartesi giderseniz tüm gün yüzüp gürültüden şikayet etmeden rahat rahat kitabınızı okuyabilirsiniz. Denizin içinde çok ilginç kayalar var bunlar Karadenize özgü kayalar denize dik iniyor ve sünger görünümünde insanlar eğlence olsun diye kayalara kadar yüzüp oradan ilginç figürlerle denize atlıyorlar. Bir söylentiye göre kumundan altın aramaları yapılmış ve altın tozuna rastlanmış.
Burayı çok beğendim ben bu gece burada kalayım derseniz ille ağaç evlerde kalmak zorunda değilsiniz , çadırınızı kurup ertesi gün de deniz keyfine devam edebilirsiniz.

ÖNEMLİ NOT : Bu yazım 2008'de www.binrota.com da yayınlanmıştı ondan sonra 2-3 defa daha gittik Akçakese'ye ve bunlardan biride Pazar günüydü , siz siz olun Pazar günü gitmeyin inanılmaz kalabalıktı, çevre köylerden insanlar akın etmişti ve etraf çok pisti. Seni dinledik gittik ama iğrençti demeyin sonra bana :) Mümkünse hafta içi gidin sağ tarafta Woodyville'in olduğu tarafa değil sol tarafa doğru biraz yürüyün plajın sonlarına doğru tenha yerlere yerleşin, denizin tadını çıkarın.

NOT 2: Temmuz 2013'te 3 adet 4 yaş oğlan çocuğuyla gittik Akçakese'ye, hava biraz rüzgarlı ve kapalıydı , deniz dalgalıydı ama bizim oğlanlar sadece kumla oynarak da çok eğlendiler. Bir tesis kurulmuş akçakeseye yiyecek birşeyler almak mümkün, duş ve tuvalette var, tuvaletin çok temiz olduğunu söyleyemeyeceğim. Araçla girerken araç başına 20 tl.alınıyor, şezlong, şemsiye ve tahta masa kiralamak da artık mümkün..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder