10 Temmuz 2013 Çarşamba

Atatürk Arboretumu

Atatürk Arboretumu yani canlı ağaç müzesi, Bahçeköy, Belgrad Ormanı'na giderken solda. Bugüne kadar hep fotolarını görüp hep görmek istediğim bir yerdi.

Fakat çok yakın zamana kadar hafta sonları halkın ziyaretine kapalıydı, bu kuralın değiştiğini ve artık hafta sonları halka açıldığını öğrenince soluğu burada aldık. Fotoğraflarından zaten güzel bir doğayla karşılaşacağımı tahmin ediyordum ama bu kadar güzel bir yer beklemiyordum. Yeşilin her tonu, çeşit çeşit bitkiler, ağaçlar, yapay bir göl , sessiz , sakin dinlendirici bir yer.

İstanbul Üniversitesinin sitesinde Arboretum’u şöyle tanımlanmış:
“Atatürk Arboretumu, Sarıyer ilçesinde bulunan floristik zenginliğiyle birçok yerli ve yabancı botanikçinin ilgisini çekmiş bulunan ünlü Belgrad Ormanı'nın güneydoğusunda 296 hektarlık bir orman parçası üzerinde kurulmuştur. 1916 yılında Neşet Hoca tarafından kurulan Türkiye'nin ilk fidanlığını barındıran Atatürk Arboretumu, sınırları içinde Osmanlı İmparatorluğu döneminde yapılan Kirazlıbentıde bulundurur.”
Burası normalde eğitim amacıyla kullanılıyor, önceki uygulamada halkın hafta içi girişi serbestti, şimdi artık hafta sonu da serbest , giriş ücretli olmuş. Kişi başı 10 TL. İçeride piknik yapmak yasak, yiyecek içecek satılan herhangi bir yer yok, bu nedenle gelirken en azından su veya içecek almakta fayda var. Biz yanımızda meyve götürmüştük ve göl kenarında oturup yedik.

İçerisi oldukça geniş bir alana yayılı, yapay gölün etrafında yürüyüş yapabilirsiniz, 4-5 değişik yürüyüş parkuru var. Her taraf yemyeşil, çok güzel bitkiler ve ağaçlar var. Hepsinin altında bilgilendirme notu var fakat hepsi latince isimleri , hiçbir şey anlamadık  Biz de önce haritayı inceleyip gezimize başladık.
Harika çiçeklerin yanından geçtik, çok değişik ağaçlar gördük ve onları Poyraz’la inceledik. Özellikle çadır ağacına bayıldı. Bilimsel adı bu değildir eminim ama çadıra benziyor ve içine rahatlıkla girebiliyorsun.

İstanbul çok kalabalık bir şehir ve çok fazla yapılaşma var, Londra’da şehrin her yerinde bu tarz parklar bahçeler var mesela ama bizde maalesef çok az, her bir toprak parçası bina dikilmek üzere itinayla kullanılıyor. Belki de az olduğu için bana çok kıymetli geliyor , bulduğum zaman ayrılmak istemiyorum, çocukların böyle doğa içinde büyümesini çok isterdim.

Arboretum ne işe yarar diye düşündüyseniz en önemli görevi eğitim vermek. Anaokulu, ilkokul ve üniversite düzeyinde tüm öğrencilere otsu ve odunsu bitkiler hakkında bilgi vermek, onların nasıl yetiştiğini anlatmak, çevre bilincinin gelişmesine katkıda bulunmak en önemli görevleriymiş. Okullar randevu alarak öğrenceileri buraya getirebiliyor, 2011 yılında 14 bin öğrencei Arboretumu ziyaret etmiş.
Atatürk Arboretumu’na özel aracınızla gidebileceğiniz gibi Sarıyer-Bahçeköy, Taksim-Bahçeköy, 4.Leven-Bahçeköy otobüsleriylede ulaşabilirsiniz. Her türlü sorunuz için iletişim 0212 226 19 29.
Email : ataarboretum@ttmail.com Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. / byoyataarboretum@ogm.gov.tr

2 yorum:

  1. Genellikle her yıl öğrencilerimi götürmeye çalıştığım, ilk olarak üniversite öğrencisiyken sevgili hocalarım ve arkadaşlarımla ziyaret ettiğim, herkesin bir kez görmesi gerektiğini düşündüğüm harika bir yerdir...
    İstanbul gibi beton yığını olan bir kentte eşsiz bir vahadır adeta...
    Bu kadar kez ziyaret etmeme rağmen, bu kadar öğrenci götürmeme rağmen kızımı daha götürmek nasip olmadı, inşallah yakın zamanda onu da götüreceğim...

    Nihalcim herkes için güzel bir bilgilendirme olmuş paylaşımın...

    Teşekkürler, sevgiler...

    YanıtlaSil
  2. Bu arada bitkilere Latince ikili adlandırma sistemine göre verilmiş olan bu isimlerin bitkilerin üzerinde asılı olması öğrencilerin sınıflandırma konusunu ve bitki sistematiği derslerini kavramaları açısından önemi büyük.

    Zaten üniversite öğrencileri bu arboretumu daha çok tohumlu ve tohumsuz bitkiler sistematiği derslerini gördükleri yıl ziyaret ederler.

    YanıtlaSil