28 Şubat 2013 Perşembe

Veee kitabı kazanan...


Pazartesi günü burada duyurduğum kitap çekilişini www.random.org sitesinden yaptım..
http://www.cocuklugeziler.com/2013/02/akll-bebeklerin-oynadklar-365-oyun.html

True Random Number Generator
15

29 kişinin katıldığı çekilişi 15.yorumun sahibi diker_d@yahoo.com adresinin sahibi kazandı.
Kitabı güzel günlerde kullamanızı ve bol bol oyun oynamanızı dilerim.
ozelnihal@yahoo.com adresime adresinizi gönderir misiniz?

Poyraz'ın kitaplığını boşalttım, yenilere yer açtım, küçülen kitaplarını paylaşmaya devam edeceğim.

Sevgiler,
Nihal

26 Şubat 2013 Salı

Akıllı Bebeklerin Oynadıkları 365 Oyun Kitabı Hediye


Geçen pazar evde büyük bir temizliğe giriştik yenilere yer açmak için hem kendi kitaplarımızı hem Poyraz'ın kitaplarını, oyuncakları ayırdık. Dolaplarımızda senelerdir duran ama kullanmadığımız ne varsa elden çıkardık. Kitaplarımızı ayırırken birçok kitaba artık ihtiyacımız kalmadığını farkettim, çocuk kitapları da çocuk giysileri gibi küçülüyor. Poyraz'a 1 yaşından beri kitap alıyorum çocuk 3,5 yaşına geldi haliyle bir sürü artık ilgisini çekmeyen kitabı var. Bu kitapları bloglarımdan paylaşmaya karar verdim. İlk olarak yukarıdaki kitabı seçtim satış fiyatı 20 tl.olan bu kitaptan ben çok faydalandım, içindeki pek çok oyunu Poyraz'la oynadık ve çok sevdik ama artık bize küçük geliyor bu kitap (0-2 yaş için) bunu minik bir kardeşimizle paylaşmak istiyoruz.

Bu yazıya mail adresiyle birlikte yarın saat 20.00'ye kadar yorum yazanlar arasında www.random.org sitesinden yapacağım çekilişle bu kitabı kazanana karşı ödemeli kargoyla göndereceğim. Kargo ücreti tahminimce 5 TL.yi geçmez.

Evet kitabı isteyenler yorum yazmaya başlayabilir :) yoruma mail adresinizi yazmayı unutmayın lütfen.

Bundan sonra her hafta hem burada hem www.poyrazligunler.com blogumda Poyraz'ın küçülen kitaplarını paylaşacağım.


25 Şubat 2013 Pazartesi

Ataol Tatil Çifltiği - Bozcaada


Bozcaada tatilimizi planlarken çiftlik olmasını çok istedim zira bu yaz 2 ayrı deniz tatiline gitmiştik ve bu sefer denizden ziyade gezme ağırlıklı bir tatil istiyordum. Adada 4-5 tane çiftlik konseptli otel var. Aral, Harmani, Bağbadem, Pelazzi ve Ataol. Biz bunların arasından Ataol’u seçip tatilimizden 1 ay önce rezervasyon yaptırdık. Otel yeşillikler içinde ki bence çocuklu aileler için çok önemli bir özellik. Çiftliğin sahiplerinin aynı zamanda üzüm bağları da var otelin iki yanı üzüm bağlarıyla kaplı. Poyraz’la üzümlerin arasında dolaşmak gayet keyifli oldu.


Otele varıp odamıza yerleşince biraz hayal kırıklığı yaşadım , otelde tek beğenmediğim şey odaların biraz küçük oluşuydu. Birde odamıza Poyraz için tek kişilik yatak koydurunca hareket alanı iyice daraldı. Ama odada çok vakit geçirmediğimizden pek dert etmedik. Odalarda TV ve mini buzdolabı mevcut. Odanın resmini çekmemişim ama genel olarak güzeldi küçük olması dışında bir sorunu yoktu ve temizlik konusunda başarılıydı. Odayla ilgili bir diğer eleştirim minik de olsa bir balkonun olmayışı insanlar deniz tatiline geldiğinden bir sürü asacak havlu, çamaşır vs. oluyor bunlar için aşağı çamaşır askılıkları koymuşlar ama yeterli değildi bence.Bahçe düzeni çok hoştu, hamak, salıncak, süs havuzu her şey düşünülmüş. En güzeli de devamlı bahçede sürü halinde serbestçe dolaşan kazlar J Poyraz bunları çok sevdi devamlı peşlerinden koşturup durdu.

Gene çocuklu aileler için çok önemli olan park unutulmamış. Ahşap oyuncaklardan oluşan park mevcut ve burada bol bol vakit geçirdik. Parkın hemen yanında tavuk ve horozların olduğu bir kümes var burada tavukları inceledik bol bol. Çiftlik denince akla çok daha fazla hayvan geliyor ama burada sadece tavuk, horoz ve kazlar vardı. Poyraz hayvanları çok sevdiğinden ben daha çok hayvan olmasını tercih ederdim.


Restoran kısmının manzarası da çok hoş alt taraf yemyeşil ve üzüm bağlarına bakıyor. Kahvaltı ve akşam yemeği açık büfe olarak sunuluyor. Kahvaltıda çeşit boldu , özellikle ev yapımı reçellere bayıldık. Akşam yemeklerinde mezeler, salata, meyve, tatlıçeşitleri yanında bir çeşit ana yemek seçeneği vardı. Ana yemek çeşitlendirilebilir. Genel olarak yemekleri yeterli buldum ama ana yemek servisi biraz yavaştı özellikle balıklar gelene kadar insan mezelerle karnınıdoyurabiliyor J



Restoranın altındaki yeşil alanda çocuklar yemekten sonra koşturup oynadı bol bol, saklambaç, yakalamaca oynadılar. Çocukların koşturması için gayet uygun ve geniş bir alan. Aynı yerde hamak da vardı ve bol bol yatıp dinlendim. Oğlumda ağaçtan zeytin topladı.
 
Otelde olduğumuz zamanların çoğunu yeşil alanda geçirdik, Poyraz bol bol koşturdu, biz hamakta dinlendik, kitap okuduk. Şehir hayatında özlediğimiz yeşile burada doyduk. Poyraz arkadaş edinip onlarla oynadı, hatta onlarla çizgi film bile izledi lobide :) Oteli genel olarak beğendik, çevre düzenlemesi, bahçesi ve yemekleri çok güzel tek kötü yanı odaları biraz küçük ama odaya sadece uyumak için gittiğimizden pek dert etmedik.


21 Şubat 2013 Perşembe

Bebek'te bir tur :)

Herne kadar sosyetik mekanları sevmesemde Bebek semtini oldum olası çok seviyorum. Minicik bir merkezi, sahili, cafeleri ve parkıyla çok güzel bir semt. Karşıya geçtiğimizde durak noktalarımızdan biri oluyor. Hem cafelerinde oturmayı seviyoruz, hem parkında Poyraz'ı oynatıyoruz. En son bayramda karşıya geçtiğimiz bir gün kendimizi Bebek'te bulduk. Kuzu aradaba uyumuştu. Bizde bunu fırsat bilip denize sıfır bir cafede bizimki uyanana kadar biraz keyif yaptık.
Tabii keyif çok sürmedi zira bizim oğlan uykuyu pek sevmez hemen uyandı. Uyandığında yanında biz varsak çok mutlu oluyor. Hafta içi o uyurken işe gidiyoruz dolayısıyla 5 gün uyandığında yanında olmuyoruz ama eğer yanındaysak çok keyifli oluyor kuzucuk.

Uyanıp yediklerimize musallat olduktan sonra hadi dedim kalk seninle bir yere gidiyoruz. Tuttum minik elinden meşhur bebek badem ezmecisine gittik. Senelerce önünden geçtiğim bu dükkana ilk defa Poyraz'la girdim. Poyraz'a badem ezmesi tattırmak istiyorum deyip 5 minik badem ezmesi aldım. Zaten kilosu altın pahası olduğundan 5 minik badem ezmesi 5 tl. tuttu :)) Neyse minik kese kağıdımızla kafeye geri döndük. Poyraz'a bir tane tattırdım hoşuna gitti, devamınıda yedi. Günün kalanını Poyraz'ın isteği üzerine Bebek parkında geçirdik :)

18 Şubat 2013 Pazartesi

Gezi Önerisi : MUDURNU

 
Mudurnu Bolu iline bağlı şirin bir ilçe. Abant gezimizde, gölü gezdikten sonra kısa bir yolculukla bu Mudurnu'ya geldik. Oğlum araba yolculuğu sırasında uyuduğundan o babasıyla arabada uyurken ben bu şirin ilçenin sokaklarını arşınlayıp bol bol fotoğraf çektim. Mudurnu konaklarıyla meşhur, çok güzel konakları var gerçektende. Mudurnu tavuklarıyla meşhur ve ilçeye girişte sizi kocaman bir tavuk heykeli karşılıyor.(Söylentiye göre dünyanın en büyük tavuk heykeliymiş) Sokakları gezerken eski ve yeni binalar yan yana, konakların çoğu sanırım restore edilmiş. Birçoğu dışarıdan çok bakımlı duruyor. Bunların bir kısmı otel, pansiyon veya restoran olarak hizmet veriyor.

Abant'tan Mudurnuya yaklaşık 15-20 dakikada ulaştık, Abanta kadar gelecek olanlar burayada birkaç saatini ayırabilir. Konaklarda bir öğle yemeği yemekde güzel bir fikir olabilir. Mudurnu sırtını yüksek kayalara dayamış, baya bir tırmandım yukarılara ve sokaklarını gezdim.
 
Mudurnu'ya bizim gibi haftasonu geldiyseniz şanslısınız zira pazarı Cumartesi günleri kuruluyor. Çevre köylerden gelen teyzeler taze ve doğal ürünlerini satıyorlar pazarda. Bende pazarda kısa bir tur atıp hem yerel ürünlerden hem taze meyve aldım.

Merkezde yer alan Yıldırım Beyazıd Hamamı 2007 yılında restore edilip hizmete açılmış, kubbeleriyle çok hoş görünen bir hamam. Hayatında hiç hamama gitmemiş bir insan olarak dışardan bana çok cazip göründü.
 
Mudurnu'nun en meşhur konaklarından biri Hacı Şakir Konağı, daha önce gezi programlarında da rastlamıştım buraya. Otel ve restoran olarak hizmet veriyor, içini gezmedim ama dışardan bile oldukça güzel görünüyordu. Daha bol vakti olanlar burada yemek yiyebilir, eminim içide çok hoştur.
http://www.mudurnu.com.tr/haci-sakirler-konagi , iletişim bilgilerini buradan alabilirsiniz.

Mudurnuda birde çok güzel bakırcılar çarşısı varmış, benim oğlan arabada uyuyor olduğundan ben çok uzun süre kalıp heryerini gezemedim ama gidecek olanlar bakırcılar çarşısınıda gezip hediyelik birşeyler alabilir. Bölgeye gelirsem tekrar gezeceğim bu şirin kentten meşhur Mudurnu Saray Helvası alarak ayrıldım.
Gezi tarihi : 9.Haziran.2012

12 Şubat 2013 Salı

Yelken Spa Resort - Bodrum


Yaz tatili çoktan bitti ama seneye gideceklere bilgi olsun diye otelin yazısınıancak yazabiliyorum. Eşimde bende herşey dahil otel konseptini hiç sevmeyiz aslında, fakat herkes çocukla çok rahat ediliyor diye ısrar edince bir deneyelim dedik. Uzun süre Çeşme’de otel araştırdık fakat Çeşme’de bu konseptte çalışan otel sayısı az olduğundan fiyatlar oldukça uçuktu son anda Bodrum’a rotayıçevirdik ve Ets çalışanlarının tavsiyesi ile bu oteli tercih ettik. Rezervasyonumuzu 1 ay önceden kulüp odasına yaptırıp arabayla yola koyulduk. Uzun bir gece yolculuğundan sonra sabahın köründe Bodrum’a vardık. Otel Turgutreis’te, Bodrum merkeze 1 saat demişlerdi ama o kadar uzak değildi.
Otele biraz erken vardığımızdan 2’ye kadar odamızın hazırlanmasını bekledik o sırada tesisi gezdik. Oldukça büyük bir alana yayılmış bir otel. Toplam 3 havuzu var ana havuz merkez binanın önünde ve animasyonlar burada yapılıyor. Hemen bizim odamızın önünde su kaydıraklarının olduğu bir havuz vardı ki biz genelde burada takıldık. Hem köşede minicik bir çocuk havuzu vardı Poyraz orda oynadı, hem de kaydıraklara bayıldı. Bir tanede aile havuzu vardı ayrıca. Havuzlar büyüklük olarak yeterliydi bence ama çocuk havuzları oldukça küçüktü, gerçi bizimki artık kollukla büyük havuzlarına girdiğinden çok dert etmedim.

 
Tesis denize sıfır ,iskele mevcut ve iskele üzerinde de şezlonglar var fakat deniz kenarında veya iskelede şezlong bulma sorunu var. Sabahın köründe kalkıp havlu bırakmazsanız şezlong bulmak imkansız. Bu da bize şezlong bulmak için erkenden plaja giden eşimin bana sabah sürprizi J
Denizin girişi taş geçen sene buraya gelen arkadaşlarımızı bizi uyardığından deniz ayakkabısı almıştım fakat Poyraz giymek istemedi bu nedenle denize çok az girdik genelde havuzlarda takıldık. Ayrıca deniz oldukça soğuktu , bölgede genel olarak rüzgarlı bir bölge. Poyraz uyuduğu zamanlarda ben iskeleden deniz keyfi yaptım ama onun dışında denizine bayılmadık. Deniz bize kumsal olarak işe yaradı bol bol kumda oynadı Poyraz ve babası J bende yatıp kitap okuyabildim onlar oynarken.
 
Otel yeme-içme konusunda başarılı açık büfesinde çeşit bol ama bu bana göre çok iyi bir şey değil zira çok yedim J Bu tür açık büfelerden birkaç gün sonra sıkılıyoruz o yüzden arada bir diğer restoranlarda fast food ile geçiştirdik öğle yemeklerini. Poyraz en çok da gözleme olayını sevdi bol bol tüketti. Ana restoranttaki 3 öğün yemek dışına, fast food sunan bir cafesi, kurabiye-kek servisi yapan pastanesi mevcut. İçecek bol ve çeşitler kaliteli. Her gün dondurma servisi vardı gerçi dondurma pek kaliteli değildi ama Poyraz gene de her gün yedi J
 
Ana restoranttaki tek sorun masa bulmak zira otel aşırı kalabalıktı ve çoğu zaman masa bulmakta zorlandık. Kahvaltılar çok güzeldi zaten günün en sevdiğim öğünü olduğundan çok memnun kaldım. Genel olarak yemekleri güzel fakat açık büfe mantığı bana kesin ters bir kez daha anladım.

Çocuklu aileler için bu oteller çok iyi demelerinin başlıca nedeni sanırım mini kulüp ve mini disko. Mini kulüp zaten gündüz saatlerinde açık ve insanlar o saatlerde genelde plajda yada havuzda oluyor onun için birkaç defa gittik. Mini kulübün önündeki parka ise hemen hemen her gün gittik. Her akşam yemeğe gitmeden önce bir posta park sefası yaptı bizimki.
 
Her akşam yemekten sonra ise mini diskoya gittik ki bence Poyraz en çok bunu sevdi. Otel Polonyalı dolu olduğundan animatörler İngilizce konuşuyordu ki ilk birkaç akşam hiç bir şey anlamadı kuzum sonra sonra olayı çözdü ve katılmaya başladı.İlk başlarda her şeyi benimle yapmak istiyordu ama sonradan çocukların arasına karışmaya başladı, çok komik ve tatlıydı. Çocuklarla konuşmaya çalışıyor ama hiçbiri Türkçe bilmiyor baya komiklerdi.
Akşamları mini diskodan sonra büyükler içinde animasyon vardı güzel şeyler vardı ama biz o sıralarda genelde Poyraz’ı uyutmaya çalıştığımızdan pek izlemedik. Otelde gündüzler için isteyebileceğiniz her şey mevcut plaj, havuz, basketbol sahası, tenis kortu, su sporları, bol miktarda yiyecek-içecek. Hijyen olarak da otele tam puan verebilirim odalar oldukça temizdi ve her gün temizlik yapılıyordu. Kısaca verdiğimiz paraya değecek bir hizmet verdiklerini söyleyebilirim.

4 Şubat 2013 Pazartesi

YAPA Atölyelerini kazananlar...

Geçen hafta duyurduğum YAPA Atölyelerinin çekilişlerini random.org sitesinde yaptım ve işte kazananlarrrrr :)

9.Şubattaki Minik Şeflerle Kurabiye yapıyoruz Atölyesini - tipozyok74
16.Şubattaki Yaratıcı Eller Kil Hamuru ile Buzdolabı süsü yapıyor atölyesini - selindirgin
kazandı.

Kazananların miniklerinin ve kendi isimlerini ozelnihal@yahoo.com adresime göndermesini rica ederim.

Miniklere keyifli saatler diliyorum, YAPA Çekmeköy'e bir kez daha teşekkürler...