31 Aralık 2013 Salı

Bağdat Caddesinde Yeni Yıl..

 
Evimize yakın olduğu için Bağdat Caddesine sık gideriz ve severiz de, cafeleri , ortamı, restoranları ile güzel vakit geçirebileceğiz bir yer. Kaldırımlar çok geniş ve bebek arabasıyla gezmek çok rahat, ayrıca bebeği emzirmek için emzirme odası olan alternatifler var.
 
 
Bu sene yeni yıl için caddeyi çok güzel süslemiş Kadıköy Belediyesi, akşamları her yer ışıl ışıl. Caddenin her köşesinde ayrı süsler yerleştirmişler, Poyraz bayıldı süslere ve normalde fotoğraf çektirmekten nefret etmesine rağmen, hepsiyle çektirmek istedi.
 
 
Yılbaşı geldi fakat süslerin hemen kalkacağını sanmıyorum, fırsat olursa bir akşam caddeye inin, bu güzel ortamı gezin. Sadece sokaklar değil mağazalarda çok güzel süslenmiş, her taraf ışıklandırılmış, masal dünyası gibi, çocukların çok hoşuna gideceğine eminim. Kafelerden birinde oturup bu ışıltılı dünyayı seyredebilirsiniz..
 
 
2013 yılı bizim için güzel bir yıl oldu, bol bol gezdik, İstanbul içinde de çok gezdik bu yıl başka şehirlere de gittik. Harikalar Sahili, Kapadokya, Cunda, Burgazada, Cumalıkızık ve Bursa'ya gittik. Çocuklu olmasa da eşimle baş başa İtalya'nın tam 5 şehrini gezdik, bizim için unutulmaz bir gezi oldu. Eşim hem çocuksuz hem bensiz Almanya'yı gezdi :)
 
 
 
2014'de ailemiz için değişik bir yıl olacak mayısın sonunda 2.bebeğimizi kucağımıza alacağız, kızımız ailemize katılacak. Bu kadar minik bir bebekle ne kadar gezebileceğiz şimdiden bilemiyorum :) yaşayıp göreceğiz.
 
 
2014'ün herkes için sağlıklı, huzurlu, mutlu ve bol gezili geçmesini diliyorum. Ne diliyorsak, ne hayal ediyorsak ve ne istiyorsak gerçek olsun. Yeni yıl yeni umutlar demek, umutlarımız , hayallerimiz hiç tükenemesin, yeni yılınız kutlu olsun...
 

25 Aralık 2013 Çarşamba

Burgazada

 
Burgazada, bir vapur mesafesi kadar yakın, Bostancıdan 45 dakikada istanbul'dan uzaklaşıp bu güzel adanın sokaklarında dolaşmaya başlayabilirsiniz. Bize alışkanlık olmuş adaya gidelim deyince hep aklımıza büyük ada geliyor ve devamlı oraya gidiyoruz, bu sefer değişiklik yapalım hadi hiç gitmediğimiz bir adaya gidelim dedik.


İskelede motordan iner inmez hemen karşımıza gelen ilk sokaktan yukarı doğru çıkıp sokakları arşınlamaya başladık. Tarih 28.Ekim olmasına ragmen hava güneşliydi, hem sonbahar gelmiş yapraklar dökülmüş hemde güneş bizi ısıtmaya devam ediyordu, kısaca tam gezme havasıydı.

 
Ada sokakları birbirinden güzel evler, harika çiçekler ve yerlere dökülmüş yapraklarla doluydu. Yaz bitince evlerin bazıları boşalmıştı fakat adada yaz kış yaşayan bir kesim halen evlerindeydi. Köşkler, güzel birkaç kilise, camiiyi fotoğrafladım..
 
 
Burgazada demek aynı zamanda Sait Faik Abasıyanık demek, zamanında burada yaşamış ve hikayelerinin çoğunda ada sokaklarını konu etmiş bu yazarın benim için anlamı ayrıca çok büyük. Türk hikayeciliğinin önde gelen isimlerinden olan Sait Faik hiç evlenmemiş ve çocuğu olmamıştır ama biz tüm Darüşşafaka Lisesi mezunları onun çocukları sayılırız. Çünkü kendisi eserlerinin telif haklarını ve tüm mal varlığını Darüşşafaka'ya bağışlamıştır. Her satılan Sait Faik eseri bizim eğitimimize katkı sağlamıştır, kendisine edebi olarak hayran olmanın yanı sıra ayrıca bağışlarından dolayı da minnettar olan binlerce darüşşafakalıdan biriyim. Cemiyetimiz ünlü yazarın hayatının son yıllarını geçirdiği adadaki köşkünü restore ederek Mayıs 2013te Sait Faik Abasıyanık müzesi olarak halka açtı. Yazarın kişisel eşyalarınında sergilendiği müze Pazartesi ve Salı günleri kapalı olduğu için biz maalesef gezemedik ama sizin yolunuz düşerse mutlaka uğrayın.
 
 
Biz ada sokaklarını arşınlarken öğlen oldu ve karınlarımız acıkmaya başladı. İskelenin solunda dizilmiş birbirinden güzel balıkçılardan birinde yemek yiyebilirsiniz. Özellikle Barba Yani çok meşhur. Bizde balıkçılardan birinde güzel bir yemek yedik. Bizim minikler kendilerini doyurmadan once masadaki tüm ekmeklerle martıları doyurdular.
 
 
Gezide yanımızda iki tane 4 yaş insanı olduğu için onları da memnun etmeye çalıştık. Adada faytonların park edildiği yerin hemen yanında park var, biraz parkta oynadılar, sonra sokaklarda birlikte gezip çalı topladılar, restoranın bahçesindeki köpeği sahiplenip ona Efe adını verdiler :)
 
 
Adaya gelip de faytona , bisiklete binmeden olmaz, yemekten sonra spor olsun diye minikleri arkaya atıp bisiklete bindi poyraz teyzesiyle, Onur annesiyle. Faytona sırf çocuklar çok istedi diye binip mini bir tur attık, zira zaten sokakları kendimiz gezmiştik. Aslında ada oldukça büyük, Kalpazankayaya gidemedik mesela çünkü bizim minik adamların yürüme kapasitesi bir yerde bitiyor ve kucak diye tutturmaya başlıyorlar.
 
 
Derken akşam oldu bile, bir günde bol bol gezip, eğlendik, güzel yemekler yedik ve çocukları eğlendirdik, bir tatil günü için oldukça güzel bir program oldu. Akşam motorla geri dönerken güneş batmak üzereydi ve harika bir manzarayla adayı arkamızda bıraktık..
 

23 Aralık 2013 Pazartesi

Çocukla Cumalıkızık Gezisi


 
Geçtiğimiz kurban bayramının uzun bir tatil olmasını fırsat bilip bayramın 2.günü Sabah 6.15te 2 aile İstanbul'dan yola çıktık, istikamet Bursa'nın şirin ilçesi Cumalıkızık'tı. Yolculuk umduğumdan kısa sürdü ve saat 9.30da bu şirin köye ulaştık. Cumalıkızık fotolarını bol bol sosyal medyada gördüğüm ve merak ettiğim bir köydü. Bu köyün özellikle kahvaltısının meşhur olduğunu okumuştum. Yolda uyuyan bizim minikler de bizde acıkmıştık, gelmeden önce araştırmıştım herkes Mavi Boncuk'tan bahsediyordu, bizde köyün içinde biraz yukarılara doğru çıkarak Mavi Boncuğu bulduk.


Erken bir saatte orda olmamıza ragmen masalar dolmak üzereydi, sanırım Bursa'da yaşayanlarda tatil günlerinde bu şirin köye kahvaltıya geliyorlar. Büyük bir semaverle çaylar ve serpme kahvaltı geldi, açıkcası ben anlatılan kadar harika bir kahvaltı bulmadım ama yeterli ve doyurucuydu, ortam da oldukça otantikti.

 
Kahvaltıdan önce ve sonar sokaklarında gezdik köyün. Sokakların ortasından yukarılardan gelen bir su akıyor, çok güzel bir su, senenin çoğunda bu su sokaklarda akarmış, bu bile köye otantik bir hava vermiş. Sokakların hepsi taş, köyün içine araç girmesi yasak. Meydanda bir okul var tüm araçlar oraya park ediyor ve köyün sokaklarını yürüyerek geziyorsunuz.
 
Köy turizme açıldıktan sonra evlerin büyük kısmı restore edilmiş ve köylü evlerine çok güzel bakıyor. Geçimlerini turizmden kazandıkları her hallerinden belli çünkü anadolunun pek çok köyünde genelde bu tarz köyler çok bakımsız ve viranedir. Fakat burada belediye de iyi çalışmış, evler aslında uygun olarak restore edilmiş ve halk da bu halini koruyor.
 

Evlerin kapılarından bakınca birşey göremiyorsunuz ama kapılar genelde avluya açılıyor ve tüm köy halkı avlularına birkaç masa atmış ve gelir elde ediyor, ev yapımı gözlemeler, kahvaltılar, çay kahve servis ediyorlar, sanki onlara misafirliğe gitmiş gibi keyifli saatler geçirebilirsiniz.

 
Halk sadece gözleme ve yemekten değil aynı zamanda ev yapımı ürünler satarak da gelir elde ediyor. Dağ çileği reçeli aldık ve tadı gerçekten harikaydı, çeşit çeşit ev yapımı reçeller, ekmekler, turşular, zeytinler, tarhana. Burası aynı zamanda kestane köyüymüş, kestanede alabilirsiniz gitmişken.

 
Çocuklar hem sular akan sokaklarda gezmeyi çok sevdi, çocuk her yerde çocuk mutlaka oynayacak birşeyler buluyorlar kendilerine. Yanımıza hiç oyuncak almamıştık ama kendi kendilerine eğlenmeyi de başarıyor minik adamlar :)
 
 
Köyün meydanında çeşit çeşit tezgahlar var, orjinal şeyler alabilirsiniz. Fakat köy sadece bu meydandan ibaret değil yukarıdaki sokakları da dolaşın, gene de kahvaltı yada yemek yeyip sokaklarınızı gezmeniz yarım günü geçmez , küçük bir alana bir köy.
 
 
Bir haftasonu değişik birşey yapalım derseniz 3 saatte gidilen bu güzel köyde kahvaltı edebilir , sokaklarında gezebilir, köy ürünleri alışverişi yapabilir, soluklanıp çay içebilir ve güzel bir gün geçirebilirsiniz..

20 Aralık 2013 Cuma

Şehir Tiyatroları - Fareli Köyün Kavalcısı

 
İstanbul Şehir Tiyatrolarının oyunlarına her ay gidiyoruz Poyraz'la. Her ay sonunda bir sonraki ayın biletleri online olarak satışa çıkıyor ve ben her ay için bir Poyraz'a bir kendime bilet alıyorum. Şehir Tiyatrolarındaki 3+ yaş olan oyunların çoğunu izlediğimiz için bu sefer 7+ yaş grubundan bir oyun denemek istedim ve Fareli Köyün Kavalcısına gittik.


OYUNUN KONUSU:
Hamelin kasabasında her yanı fareler basmıştır. Kasaba halkı, Belediye Başkanı'nından çözüm bulmasını isterken, kasabadan yolu geçen bir kavalcı, bin altın karşılığında onları bu dertten kurtarabileceğini söyler. Kasaba halkının tepkisinden korkan Belediye Başkanı, Kavalcı'nın teklifini çaresiz kabul eder. Ancak Kavalcı dediğini yapıp kasabayı farelerden temizlese de, Belediye Başkanı sözünü tutmaz, bu da yetmezmiş gibi Kavalcı'yı kasabadan kovar. Hakkını alamayan Fareli Köyün Kavalcısı, hem sözünü tutmayan Belediye Başkanı'na, hem kasaba halkına bir ders verecektir.
 
Oyun 1,5 saat sürüyor ve ara veriyor, bizimkilerin yaş grubu için ara pek iyi değil çünkü konsantrasyonları bozuluyor. Ayrıca oyunda çok fazla ve uzun diyaloglar vardı Poyraz biraz sıkıldı. Yani bu yaş gruplandırmalarını yapanlar doğru yapmış gerçekten daha büyük çocuklara göreydi oyun. Gene de sonuna kadar izledi bizim çocuklar ama 3-4 yaş grubu için daha kısa süren, daha fazla dans ve müzikli oyunlar daha uygun sanki.

Şehir tiyatrolarının çocuk oyunları 3 TL. Her ay sonunda bir sonraki ayın program çıkıyor ve online aşaıdaki siteden bilet alabilirsiniz. http://bilet.ibb.gov.tr/frame.asp
Ayrıca oyunların konularına, yaş gruplarına ve tüm bilgilere http://www.ibb.gov.tr/sites/sehirtiyatrolari/tr-TR/Sayfalar/Anasayfa.aspx 
adresinden ulaşabilirsiniz.

 
Her ne kadar blogun adı çocuklu geziler olsa da arada bir anne babalar içinde öneriler vermekde fayda var. Çocuğu bırakacak bir yerler ayarlayıp ayda bir de olsa tiyatroya gitmenizi öneririm. Şehir tiyatrolarının, devlet tiyatrolarının çok güzel oyunları var, keza özel tiyatrolar da çok güzel işler çıkarıyor. Hepsine gidebilmemiz tabii ki mümkün değil ama en azından arada bir çocuklardan ayrı plan yapmakta fayda var. Bu ay bu oyunu seçtik ve çok beğendik.


OYUNUN KONUSU:
Meriç nehri kıyısında yaşayan coşkulu "Romanlar"dan hüzünlü bir aşk öyküsü..."Hıdrellez", ruhu ne kadar özgür olursa olsun, sevdiğinin gönlünde tutuklu kalan genç bir kızın çaresizliğini ve yalnızlığını konu alırken, bir dönemin siyasi acılarına da tanıklık ediyor.

Oyun bir roman mahallesinde geçtiği için bol çalgılı, çengili , danslı ama bir yandan da hüzünlü. 12 Eylül dönemi de işleniyor oyunda ve yaşananlar oldukça hüzünlü. Oyun  2 perde ve 3 saate yakın sürüyor oldukça uzun sürüyor ama sıkılmadan seyrettiriyor kendini sonuna kadar. Şehir tiyatrolarının müzikal formatlı oyunlarını çok beğeniyorum. Aralık ayında da gene bir müzikal olan Kabare'ye gideceğiz.
Tiyatro ve sanat dolu günler geçirmeniz dileğiyle..
 

16 Aralık 2013 Pazartesi

Mum's Cafe, Karaköy

 
 
Poyraz'la gidip rahat ettiğimiz café ve restoranları burada paylaşıyorum zira böyle yerler bulmak çok kolay değil aslında mekan çok ama çocukla rahat edilen mekan çok değil maalesef. Geçen pazar günü Miro sergisine gitmeye karar verdiğimiz için Karaköy'de güzel kahvaltı mekanı araştırırken buraya rastladım. Karaköy zaten son yıllarda patlama yapmış birbiri ardına harika mekanlar açılmış ama biz hiç gitmemiştik. Mekanı bulma nedenlerimden biri sahibinin bir blogger olması
http://tuzvekarabiber.blogspot.com/  sahibesi açmış bu harika cafeyi.

 
Karaköy pazar sabahı kahvaltılar için çok popular olmuş anlaşılan ki biz cafeye ulaştığımızda saat 10 civarıydı ve içerde sadece 1 masa vardı fakat kısa sürede tüm masalar dolduğu gibi çok sayıda insan da kapıdan dönmek zorunda kaldı. Cafe'nin içi küçük ama çok samimi bir ortam yaratılmış. Pazar sabahları açık büfe brunch var kişi başı 25 TL. Peynirler, zeytinler yörelerinden gelmiş, kıymalı börek anne elinden çıkmış, reçeller, tereyağı ev yapımı, çocuklar için nutella bile düşünülmüş, çok fazla çeşit yok ama yeterli ve doyurucu, çeşitlerin hepsi de kaliteli.

 
Camların önüne minderler yerleştirilmiş, Poyraz bir ara yatıp dinlendi bile :) , uzun masa
gün içinde gelip kahve içip çalışmak için çok ideal. Dergiler, gazeteler, ve harika pastalar hizmetinizde :) Biz güzel bir kahvaltı ettik, Poyraz'da mekanı çok sevdi ve kimseyi rahatsız etmedi (yani bizce :)

 
Mum's café hemen Fransız Geçidinin girişinde, kapısının önünde de masaları var, yazın ve güzel havalarda dışarıda da oturulabilir. Dediğim gibi Karaköy sokaklarında çok güzel yerler açılmış açılmasına ama sokaklar çok kötü durumda. Buranın acilen kentsel dönüşüme ihtiyacı var gibi duruyor. Sokaklar çok dar, binalar çok eski ve harap halde, ara sokaklarda çöpler göze batıyor. Bazı çok lüks mekanların çıkışında hemen böyle bir manzarayla karşılaşmak ilginç oluyor. Ayrıca park etmek neredeyse imkansız, arabayla giderseniz arabayı merkezi bir yere bırakıp ara sokaklara yürümekte fayda var. Biz Mum's Cafe'yi çok sevdik ve başka bir gün pasta yemeye mutlaka gideceğiz, zira pastalarda gözüm kaldı :)
 
Adres :Fransız Geçidi Sok No.1/16-17; Telefon: 0212 245 98 48
 
 


11 Aralık 2013 Çarşamba

Kışın çocukla yapılacak 75 aktivite..

Bu soğuk havalarda dışarı çıkıp gezmek zor olabilir ama evde de yapabileceğiniz harika şeyler var..

Yazın çocukları eğlendirmek çok kolay günde 2 kere parka götürsen, bahçeye çıkarsan gün bitiyor fakat kış gelince tüm annelerin kafasında aynı soru, eğer çocuk kreşe gitmiyorsa, ben bütün gün çocukla ne yapacağım? Kış günlerinde çocuklar günlerinin büyük bölümünü maalesef TV seyrederek geçiriyor, bu işin kolayına kaçmak gibi geliyor bana.. TV'nin çocuklar üzerindeki zararını tartışmıyorum bile, eğer sizde çocuğunuz bütün gün çizgi film izlemek dışında birşeyler yapsın istiyorsanız işte size 75 öneri :) Bu listenin orjinal hali hayranlıkla takip ettiğim amerikan blogu No Time for Flash Cards'da Önerileri ben Türkçe'ye çevirdim fakat bazıları gerçekten amerikan kültüründe olan fakat bizde olmayan şeylerdi onlar yerine ben kendi yaptıklarımızdan öneriler ekledim. Hepinize TV'siz, bol oyunlu günler dilerim.

1- Birlikte yemek yapın (özellike kurabiye, makarna bayılırlar)
2Lavaboda suyla oynamasına izin verin

3-Renk karıştırmaca oynayın
4Değişik giysiler giyme oyunu oynayın
5Müziğin sesini açın ve dansedin.
6Birbirinize sokulun.
7Suyla ve pirinçle oyunlar oynayın.
8Kostüm oyunu oynayın, saçma sapan şeylerden kostüm yaratın.
9Suya cisimler atarak batacak mı batmayacak mı oyunu oynayın? 
10Baloncuk yapmaca oynayın.
11Oyuncak arabalarla oto yıkamacılık oynayın
12Legolardan kule yapın, sonra kuleyi yıkın :)
13Duvarlara büyük kağıtlar yapıştırıp yazı yazın, resim çizin.
14Pencerelere boyayla resimler yapın.

15- Hava soğuk bile olsa sıkıca giyinip parka gidin, salıncakta sallayın.
16Karanlık bir odada el feneri ile ışık oyunu oynayın.

17-Yürüyüşe çıkın.
18Kutu yiyeceklerden bir kule yapın.
19Birlikte şarkı söyleyin.
20Sandalyeleri birleştirip uçak yapın, uçakcılık oynayın.
21Bulaşıkları kaldırmanıza yardım etmesine izin verin.
22Sadece eğlenmek için banyoya girin.
23Bakkalcılık oynayın.
24Çamaşırları katlamanıza yardım etmesine izin verin.
25Petshopa gidip balıklara ve hamsterlara bakın.
26Postacılık oynayın. Mektuplar yapın, onları ev halkına dağıtsın.
27Birlikte amaçsızca koşun.
28Birlikte dişlerinizi fırçalayın.
29Oyuncak bebek/hayvanlarını evde yürüyüşe çıkarın.
30Trencilik oynayın.
31Oyun hamurundan kek, kurabiye yapın.
32Telefonla sevdiklerinizi arayın ve onlarla sohbet edin.
33Güreş yapın.
34Hayvan taklidi oyunu oynayın.
35Birlikte yaprak yada taş toplayın, eve getirip onları inceleyin.
36Kütüphaneye gidin.

37-Evinize yakın güzel bir bahçeyi birlikte keşfedin.

38-Birlikte el işi yapın.
39Ev işlerini birlikte yapın, bırakın tozları alsın.
40Sulu boya yapın.
41Aile albümlerine birlikte bakın.
42Keşif şişeleri hazırlayın (şişenin içine çeşitli nesneler koyarak)
43Bahçede top oynayın.
44Buzdolabının üzerindeki magnetlerle oynayın, dizmesine izin verin.

45-Boyama yapın
46Taşların altında böcek avına çıkın.
47Kağıt yırtmaca ve kesmece oynayın.

48-Yapboz yapın.
49Atcılık oynayın. 
50Mutfak aletleriyle müzik yapın.
51Çiçekleri sulayın.
52Saklambaç oynayın.
53Renk avına çıkın. Evde aynı renkten nesneler bulun.
54DVDden çizgi film izleyin

55-Kendi kendine oyun oynamasına izin verin, onu izleyin.
56İtfaiyecilik oynayın.

57-Birlikte ormana gidin.

58-Arada bir şekerciye gidin :)
59Beraber trene, vapura, metroya binin.

60-Kitapçıya gidin ve kitaplarını kendisinin seçmesine izin verin.

61-Onu tiyatroya / sinemaya götürün.

62-Arkadaşlarını eve davet edin, sebepsiz partiler yapın.
63Oyuncak dolabını birlikte düzenleyin.

64-Birlikte müzeye gidin.
65Birlikte lunaparka gidin.

66-Yaşıtlarıyla bir araya getirin.

67-Birlikte kitap okuyun.
68Birlikte markete gidin, meyve sebzeleri inceleyin.

69-Birlikte kartopu oynayın, kardan adam yapın.
70Fasulye, pirinç gibi nesnelerle kaptan kaba aktarma oynayın.
71İtfaiyecilik oynayın.

72-Enerjisini atması için jimnastiğe götürün.

73-Bahçedeki hayvanları sevmesine izin verin.

74-Meraklı minik alın, içinden çıkanları birlikte yapın.

75-Kozalak boyayın.