7 Kasım 2012 Çarşamba

Tüyap Kitap Fuarı - Beylikdüzü

Bu yanılmıyorsam benim 11.inci Poyraz'ın 1.kitap fuarı. Ortaokuldan beri kitap fuarına gitmek benim için bir alışkanlık olmuştur. O yıllarda fuar dünyanın öbür ucunda değil Taksim gibi merkezi bir yerdeydi ve bizim okuldan fuar için servis kalkar servise doluşur giderdik. Kısıtlı bütçemizle alabildiğimiz kitaplarla mutlu olurduk. Sonra senelerce Tepebaşındaki fuara gitmeye devam ettim. Evet belki şu ankine göre çok küçüktü ama o zamanlar bende küçüktüm ve fuar genede bana büyük geliyordu, istediğimiz gibi gezip bütün kitaplara bakıyorduk. Fuar Beylikdüzüne taşınınca çok üzüldüm o kadar yol gidilir mi vs.diye biraz söylensemde gene de her sene gitmekten vazgeçmedim. Geçen sene tam doğuma denk geldiğinden ilk defa bir istisna oldu ve gidemedim ama ondan öncesinde fuara gitmek benim için hep bir ritüeldi. Günler öncesinden liste hazırlamaya başlarım. Alacağım kitapları seçerim, piyasa fiyatlarına bakarım. Çoğu zamanda listemdekileri alırım ama yanısıra fuarda gördüğüm onlarca kitabı daha alırım. Her yıl fuardan bir sürü poşetle çıkmak bana acayip bir zevk verir , eve gelip onları yerleştirmek, yayınevlerinin kataloglarını tek tek incelemek hepsinin zevki ayrıdır. Kitap okumayı çocukluğumdan beri çok seviyorum bunda yatılı okulda okumamın payı büyük, okulda yapacak pek fazla şey olmadığından ve kocaman bir kütüphane olduğundan bol bol kitap okurdum allahtan bu alışkanlık yetişkin olduktan sonra da değişmedi.


Şimdi hepimiz çocuklarımız kitap okuma alışkanlığı edinsin diye elimizden geleni yapıyoruz düşünüyorum o zamanlar benim annemin hiç böyle bir çabası olmamıştı aksine çok okuyorum gözlerim bozulacak diye bana hep kızardı :) gerçi anneler her zaman haklıdır sonradan gözlerim bozuldu :) Bende doğduğundan beri Poyraz'ı kitaplarla haşır neşir etmeye çalışıyorum ama bence bu zorlamayla edinilecek bir alışkanlık değil onun gerçekten sevmesi için doğru kitapları bulmak okumak ve zevk almasını sağlamak lazım. Bu sene ilk defa fuara birlikte gittik ama bunun ne büyük bir hata olduğunu ilk yarım saatte anladım ve sanırım onu kendi kitaplarını kendi seçebilir hale gelene kadar bir daha fuara götürmeyeceğim. Bir kere fuar bu sene aşırı kalabalıktı. Her sene gidiyorum ama ilk kez böylesine şahit oldum. İnsan bir yandan seviniyor vay be diyorsun Türk halkı ne kadar da kültürlü olmuş öte yandan fuarı gezmek tam bir işkenceye dönüşüyor. Normalde de hep haftasonları giderdim ama böylesini ilk defa bu yıl gördüm. Bir kere acayip bir yazarlara kitap imzalatma kuyruğu var ki bütün koridorları kaplamış birçok standın önünü kapatmış insanları yarıp kitaplara ulaşmak gerekiyor. Biz fuara Cumartesi gittik ve o sabah Cem Yılmaz imza günü yapmıştı, Ayşe Kulin kuyruğu inanılmaz uzundu. Jean Christophe Grange bile ordaydı ki kendisiyle tam çıkışta karşılaştım gerçekten hoş adam ama genede birçok bayan hayranı gibi bir imza için 1 saat kuyruk bekleyemem doğrusu.
 
Bu sene zaten kendime bir tane bile kitap almadım hep Poyraz'a çalıştım. Ona bir sürü kitap aldım. Zaten Poyraz hiç durmadığından babası zavallım dışarda onu oyaladı öyle olunca da ben istediğim gibi konsantre olup gezemedim. Seneye Poyraz'ı kesin teyzesine ve ananesine bırakıp gelmeye karar verdim :) Fuardan eve dönmemiz tam 2,5 saat sürdü inanılmaz bir trafik vardı. Poyraz yolda önce biraz kitaplarını okudu :) sonra uyudu.
 
 
Not : Bu yazıyı yazalı 2 sene geçmiş ve fikrim tamamen değişti 2012 kitap fuarına gene Poyraz'la gideceğim :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder