24 Eylül 2012 Pazartesi

Miniatürk - Haliç


Miniatürk’e ilk açıldığı sene gitmiş ve çok beğenmiştim tabii o günden bugüne çok gelişmiş yeni maketler eklenmiş çok güzel restoran, kafe açılmış. Kristal müzesi ve Panaroma müze kısımları eklenmiş. Bu gidişimizde çok sayıda yabancı turist vardı ki bu da bence çok güzel bir gelişme. Türkiye’ye gelen bir turist burayı gezerek muhteşem eserler hakkında biraz da olsa fikir edinebilir tabii eselerlerin orjinallerini görmek gibi olmuyor ama gene de insana fikir veriyor. İlk seferinde de çok beğenmiştim bu sefer gene çok beğendim Miniatürk’ü. Giriş gayet makul 5 TL oralara yolu düşenlere mutlaka gitmelerini tavsiye ederim.

Parkta Türkiye’deki en önemli tarihi eserlerin maketleri var ve maketler çok başarılı o kadar ince çalışılmış ki gerçeği gibi duruyor. Parkı iki kısma bölmüşler içeri girince hemen karşınıza Anadolu bölümü geliyor. Anadolu’da ne kadar tarihi eser varsa maketini yapmışlar hepsi birbirinden güzel. Arka tarafta ise İstanbul için özel bir bölüm yapmışlar burada da İstanbul’daki tüm belli başlı eserlerin maketi var. Benim favorilerim aşağıda.
                                  Galata Kulesi , Taksim San Antonio Kilisesi, Kız Kulesi

Sultanahmet Meydanı çok detaylı anlatılmış, camiler, yılanlı sütun, meydandaki banklara kadar herşeyi yapmışlar çok güzel, Haydarpaşa Garı deniz kenarında yapılmış, sol altta 3 sene okuduğum güzel okulum Darüşşafaka’nın Fatih Çarşamba’daki tarihi binası, belli başlı eselerin kristal heykellerinin sergilendiği Kristal İstanbul Müzesi

İçeri girerken Poyraz uyuyordu ama hemen uyandı ve etrafta koşturmaya başladı zaten çocuk sabit duramıyor sürekli koşu halinde bizde tabii peşinde J

2000li yıllarda Türkiye turu yapmıştım eserlerin çoğunu gördüm ve en çok da Doğu ve Güneydoğu Anadolu beni etkilemişti. Tarihi eser bakımından Ege sahilleri çok zengin fakat Doğunun kendine has bir havası var oraya gidince insan başka bir ülkeye gitmiş gibi oluyor. Sevgiliylede inşallah bir GAP turu yapma hayalimiz var bakalım ne zaman gerçekleştirebileceğiz. Şimdilik maketlerine bakmakla yetindik.

 
Ağrı- Doğu Beyazıt’taki İshak Paşa Sarayı masallardaki saraylara benziyor çok yüksekte bir yere inşa edilmiş tek başına bir yapı oraya vardığımızda yağmur yağmaya başlamıştı ve çok büyülü bir atmosferdi bu kadar sene geçti hala unutmuyorum J

Mardin – Taş Evler. Burasıda ayrı bir masal diyarı öyle güzel evler var ki buraların korunması şart. Çok güzel gümüş işçiliği yapıyorlar Mardin’e gitmişken harika şeyler alabilirsiniz.

Doğu’da en beğendiğim yerlerden biride Adıyaman’daki Nemrut Dağı. Gece 3 gibi otobüsle belli bir noktaya kadar çıkıp gerisini tırmanarak güneşin doğuşunu izlemiştik. Tepeye vardığımızda heryerde Japon turistler vardı saatler önce gelmiş tripodlarını kurmuş güneşin doğuşunu bekliyorlardı. Heykellerin bu resimle alakası yok tabii hepsinin başları kopmuş durumda ve böyle yan yana dizili değiller boyları insan boyunun 2-3 katı ve çok ihtişamlılar. Güneşin doğuşu veya batışını buradan seyretmek muhteşem bir an, yanında bir şişe şarapla tavsiye olunur o zamanlar biz öğrenciydik şarabımızda yoktu J

Akdenizde en sevdiğim yerlerden birisi Aspendos Tiyatrosu. Günümüze bu kadar sağlam kalmış nadir eserlerden biri. Halen aktif olarak kullanılıyor bildiğim kadarıyla bir tatilde burada bir konsere denk gelmek çok isterdim. İçeride Gladyatörler var turistler resim çektiriyor.
Oğlum bazı eserleri çok dikkati inceledi, resimdeki Sivas’taki Gök Medrese görmediğim nadir illerden birisi. Poyraz çok beğendi galiba biraz büyüsün beraber gideriz artık J
Eserlere dokunmak tabii ki yasak yalnız bizimki henüz yasak ,hayır gibi kelimeleri anlamadığından bazı girişimlerde bulundu tabii J
 
Resimdeki Dolmabahçe’deki Saat Kulesi. Türkiyede iki yerde daha saat kulesi varmış İzmir’dekini biliyordum zaten ama İzmit’te de varmış onu da bu parkta öğrendim.

Poyraz için gezinin en güzel bölümü tabii ki dodo yani dondurma yediği anlardı. Dondurmayı külahıyla birlikte aldı ve bitene kadar katiyen bize vermedi akıyor sileyim diyorum yok asla dokundurtmuyor sonuna kadar yedi ve bayıldı J

Gezi tarihi : 14.Mayıs.2011


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder